...
Bilinen odur ki; şiirlerin oluşum süreci çok çok özeldir ve sükûnet ister, yalnızlık ister. İşte bu nedenle yalnızlık en çok da şairlere yakışır.
Şair hissederken, duyarken, düşünürken, kurarken hep yalnızdır.
Kırılganlığıyla, tutkusuyla, acılarıyla yapayalnız…
Onun yalnızlığı eminim ki bir mor erik yalnızlığıdır.
Şairdeki huysuzluğun kaynağı da buradan gelir sanki.
O, kimsenin kılının bile kıpırdatmadığı olaylarda bile kendine özgü bir algı yaşar. Şair, yanında en az kendisi kadar bir duyarlılık derecesine erişebilmiş bir başkasını bulabilseydi…
İyi ki de bulamamış!.
Herhalde o zaman yaşayamazdı kendisine haz veren bu yalnızlık duygusunu keyfince!
Şundan emin olmalıyız, yalnızlık denen bu ruh hali şairin ruh merkezine ne kadar yakınsa o derecede büyük bir şiddet derecesi gösterir…
Ve şair o genişçe hüzün yatağından yalnızlığına bürünmüş şekilde uyanır her bir dem!..
*
Ali Rıza Navruz/ Düş Ardı Gidişler
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
KAYSERİ 2'NCİ HAVA BAKIM FABRİKASI’NIN BAŞARISI
KADİR DAYIOĞLU
HÜZÜNLÜ YlLLAR
AHMET KARAASLAN
OT BİTMEDİ
Mustafa Göçer
AĞAÇLAR BİR KERE YANIYOR:
Ali Rıza Navruz
GÖZLERIN-1
Mehmet Arpa
Sevilmek mi, Saygı Görmek mi? Türkiye'de Sınır Koymanın Sosyolojisi
Mustafa Acar
GENÇLİK
Mustafa Cengiz
KAYSERİ, ADİL BİR YARIŞTA ŞAMPİYON OLMAK İSTİYOR!
Ali İhsan Öztürk
BEN DEĞİL, BİZ
Faruk Ergan
SORUMLULUK MAKAMI















