Bir kitap: Melalin Sesi
(Ali Rıza Navruz)
------------------
Bircan ÖZSAVRAN
Haddim değil benim elbette böyle bir eseri değerlendirmek. Ama zaman zaman da olsa böyle zor işlere bir yerlerden başlamak gerektiğine inanıyorum. Başlamak da yürek istiyor ya! Ben neyse diyeyim... ‘Melalin Sesi’ isimli şiir kitabı şair/yazar Ali Rıza Navruz’un Gönül dolabı’ında 24. Eser olarak yerini almış durumda. Aslına bakacak olursak o kitap zaten şairin gönlünde oluşmuş, sonra olgunlaşıp bizlere kadar ulaşmış. O gönlün sayfalara dökümü bir yerde. Bir yerde ise yine o gönlündeki sofranın bizler önüne serilmesidir!
Şairimizin şiirlerini; Yeni Türk Edebiyatı sahası içinde konu, şekil, ve sanatsal yönüyle tahlil etmek beni aşar diye düşünüyorum bu ortamda. Bu işi, gerçekten bu işin ustalarına bırakmak en doğrusu… Ben iyi bir okuyucu olarak Ali Rıza Beyin dizelerinde şöyle bir gezintiye çıkayım dedim o kadar. İlk önce; 'Seni Çözmek' şiirinden başlayalım değerlendirmeye diyorum. Şair bakalım ne söylemiş bizlere: "İn misin cin misin, bilmem ki nesin/ Seni çözmek ne zor şeymiş Deliban" Şair kendisini çözmenin zor olduğunu söylüyor burada. hatta mümkün dahi olmadığını. Demek oluyor ki; Baştan ayağa esin olan şairi çözmek her babayiğidin de harcı değil. Hani bir söz var ya; 'bir kördüğüm ki içim, çözdükçe dolaşıyor' işte tam da o hesap. Hatta efsanemizdeki Kerem'in Aslı'sının giysisindeki çözüldükçe tekrar iliklenen düğmeleri de düşleyebiliriz bu noktada. Öyle ise şimdi ben, işin biraz kolayına geçeyim isterseniz. "Ve Garip bir rüzgâr eserken pencerelerinde/ Belki de dilinde/ Sitem yüklü bir beste/ Çıkar aheste aheste" Bu dizelerde görülen o ki; aheste aheste de olsa dizelere sitemler dökülmüş. Ayrıca Bu şiirde geçen garip rüzgarın ne olduğunu bilseydim söylerdim elbet. Belki de bir gömeç yelidir penceresinin perdesinde.
Sitem , şiirlerin vazgeçilmez konularından birisidir bundan eminim. Şairimizin de Sitemnâme isminde 100 dörtlükten oluşan şiirinin olduğunu biliyorum. Sitemi beddua gibi algılamamak gerekir bence. Sitemin sevgiden doğduğunu belirten darb-ı mesel de vardır bilindiği üzere.
Yahya Kemal zamanında; 'Melâli anlamayan nesle aşina değiliz' demiş ya, bu durum, Ali Rıza Bey'in bu kitabına da ‘Melalin Sesi’ sözcüğü ile kitabın ismi olmuş. Şiirine de bir göz atalım istiyorum burada. ‘’Ben yılkıdan kopmuş deli bir tayım/ Bana kement atmak kimin haddine’’ Okuyucuların hiç de böyle bir niyeti yoktur sanırım. Delitayın karakteridir özgürlük. Kement attırmaz öyle kolayına. Onun için kement kullanmayan okuyucular da bu olağanüstü dizelere kolay ulaşamıyorlar. Çünkü hız fazla, örnekler oldukça ilginç, imgeler yemekteki tuz nispetinde. Ayakları yerde olanalar için zor durum. Kement atamadığımız özgür dizeler şiirin bozkırlarında çoktan kanatlanıp gitmiş bile. Hatta tüm dünyadaki kuşları uçurmuş bir anda. Arkasında; Suat Ak'ın dediği ''Yorgun Zaman Dülşeri" bırakarak bizlere…
En güzel duasının ney olup inlemek olduğunu söylediği şiirinde yârene şöyle seslenmektedir şair:
Yetiş imdadıma yâren, "bane seni gerek seni"
Senin aşkın ruhum saran, "bana seni gerek seni"
Deliban dense adıma, eklense mor soyadıma
Başkası gelmez yâdıma, "bana seni gerek seni"
Bu şiiri ve benzeri bazı şiirleriyle kozmik âlemin coğrafyasında da dolaşmaktadır şairimiz, hem de Yunus tavrınca… Buradan hareketle elbetteki ölüm konusu işlenecekti. Öyle de olmuş. Seng-i mezar için şöyle bir şiir düşürmüş kitanına: "Değişmez bir kuraldır, bakarsan bak ne yandan/ Mutlak çıkılacaktır, dünya denen bu handan…" Garipliğinden tutun da, muhabbetsiz muhabbetine kadar pek çok konu şairin şiirine konu olmuş gördüğüm kadarıyla.
Şairimize güftekâr da desek yeridir. Kitabın son sayfalarında, Dr.Mustafa Uyan tarafından bestelenmiş ve notaya dökülmüş, ayrıca da kabul görmüş iki şarkısı bulunmaktadır… /1-Bana Mı Dargınsın Bahta Mı Küskün (Ferahnak) 2-Hicranım Sensiz Dinmez (segah)/
Çoğu hece ölçüsü ile yazılan şiirler, içerik olarak başka başka diyarlarda dolaştırıyor okuyucuyu. Çok zengin bir görsel şölen sunuyor bazen o dizeler. Bazan Kerem ile Aslın’nın diyarında gezintiye çıkıyorsunuz. Bazan Gömeç yeli bağrımızı dövüyor. Çoğu zaman da o rüzgarlara karşı dimdik durduruyor sizi dizeler. Geleceğe umut ekmediğini söylese de şair bu doğru değil kanımca. Bütün bunlar âtiye ekilmiş en güzel dizeler. Mısralarda gezintim burda sona ersin istiyorum. Tamamında gezinmek okuyucularına düşüyor artık. Mor rengin şairi olarak tanınan, şiirlerinde de bu rengin özelliklerini sıralayan şairin en son kitabı ‘Melalin Sesi’ 2023 doğumlu olup, 24. Sırada gönül köşesine kurulmuş. İyi ki gelmiş gönüllere taht kurmuş bu değerli yürek dökümü… Biz de daha nicelerine deyip, şairi ve kitabını kutluyoruz.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HEMŞİRELERİMİZ HAK ETTİĞİ DEĞERİ BEKLİYOR
KADİR DAYIOĞLU
SIRADA TÜRKÜLER VAR
Ali Rıza Navruz
SİTEMNÂME.. /16-19/
Mustafa Mete ÖZPINAR
SADAKAT ve MUTLU AİLE NİĞMETTİR
Şaban Külhancıoğlu
MAHALLEMİZ 'BİR TANE'YDİ
Mustafa Cengiz
ÖZÜR DİLEYİNCE BU İŞ BİTİYOR MU?
Ahmet Sıvacı
ANNELER GÜNÜ ÖYLE Mİ?
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜNDEN UYANMALlYlZ
Faruk Ergan
KİMSE DUYMADAN
Bekir Oğuz Başaran
DEĞİŞMEM GAZELİ















