MOR SEVDALARIMIN KARA TAHTASI
^^^^
Yine benzin uçuktu dün,
Gök kubbeler yıkılmıştı üstüne.
Ve yine
İpek yollarında yorgun bezirgân gibiydin.
Eyy mor sevdalarımın kara tahtası!
Ve ben sana yazmak için
Ertesi bir gecede; kıvamındayım, kıyamındayım.
İlla ki deliye öğüt, ölüye ağıt yazılmaz ki!
Hem her gece gözler gittikçe küçülmez ki...
Sana yazarken,
Ellerim çok daha özgür gibi bu saatte.
İçimde bir mabet serinliği var ki.....
Desem durup dururken
İnanmaz mısın?
Varsın salınıp dursun bir tuğun saçlarında ay,
Bir kirmen
Hızla sarsın hiç bitmeyecek günleri.
O an,
Bir de bakmalıyız ki “On Mayıs” gelmiş
Ya da bilmem ki kaç Haziran,
Dayan yüreğim dayan...
Dayan ki; denizler soluksuz, maviler kirli,
Uçurumlar dipsiz olabilecek bu gece.
Belki bir ince yağmur da yağacak üstüme.
“Yağmur üstüme üstüme
Varsın yağsın.........................”
Suyu sebil sevda pınarlarında
Böyle bir türküyü mırıldanmakta vardı belki.
'Ağlama şairim' de ne olur
Mor sevdalarımın kara tahtası.
Ağlama şairim;
Sen hep böyle şiirler yaz akşam sabah
Git,
Hatta gel benim düşlerime otur, inatçı...
Her düşümde mısralarınla öp gözlerimden.
Sonra uyan,
Bir şarkı tuttur alabildiğince dokunaklı,
Ben Deniz gibi söyle: -“Ağlayayım mı?”-
Varsın salınıp dursun bir tuğun
Saçlarında güneş.
Bir kirmen
Hızla sarsın hiç bitmeyecek geceyi.
Ama ben yazmalıyım işte sana,
Ama ben özgür olmalıyım,
Çöller yutmasın gönlümdeki orduyu
-Nabzın kadar senin olduğuna inandığın-
Kanatlarım ıslanmamalı.
Ve günler sonrasında
Bu sıkıntı beni boğmasın ey yâr...
Dolaştırıp diyar diyar
Sonra da ılık bir boşluğa
İstersen düşür beni,
Yansın boşluğa uzanan avuçlarım.
Bu gün, daha doğrusu bu gece
Biraz daha cesaretliyim demiştim ya,
Billahi yalan mor sevdalarımın kara tahtası.
Laf olsun diye dedim bütün bunları.
Aslında ürkeğim, yorgunum, kimsesizim…
Kağıt bile mısralarımdan tedirginse........
Neyse!
Belki de “Ordunun dereleri” gibi
Bir türkü söylemek de vardı bu geceye İnat.
Üstüme üstüme kim kalkardı bilinmez ama
Kâğıt kalkmazdı, harf kalkmazdı
Kalem kalkmazdı işte...
Ben de kalkar bu saatlerde
Alnıma bir şeyler yazardım; kirpiklerimle...
Dedim ya,
Kâğıtlar bile mısralarımdan tedirgin şimdi.
Haydi, tükür tükürebilirsen! Haydi, yut bu taşı...
Dizginsiz bir at düşün yılkıdan kopmuş
Bir köprübaşı ve de karşı kıyılar...
Dolaştırıp diyar diyar
Sonra da serin bir boşluğa.........
Gülüyorsunuz,
Dişleriniz bembeyaz.
Gamzeleriniz divanca,
Kâkülleriniz de var biraz.
Sizi
Böyle gecelerde ben düşlüyorum;
Kanım gibiyse dudaklarınız!.
^^
Ali Rıza Navruz
KADİR DAYIOĞLU
BÜYÜKLERE MASALLAR...
Mustafa Cengiz
TARAFTAR TRANSFERİ BEKLİYOR!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
AÇLIK SINIRI NEDİR, NASIL HESAPLANIR, NEYE YARAR?
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KALABALIĞI -2
Mustafa Mete ÖZPINAR
GÜNÜMÜZDE ÜNİVERSİTELER
Ali Rıza Navruz
SADETTİN KAPLAN (Ö:11.06.2016)
Mustafa Göçer
İLERLEYELİM ARKADAŞLAR.
Mustafa Acar
TOROS'UM
Ömer Faruk Kotay
İDDİANIZ OLSUN!
Mustafa Temizer
MİLLETTEN MİLLETE UYARI!















