56.Ölüm Yıl Dönümü Nedeniyle...
BEHCET KEMAL ÇAĞLAR
(1908-1969)
==========
Ali Rıza Navruz
Kayserili dostlarımız; “Ben Kayserili değilim, babam Kayserilidir” demiş olduğuna inanarak onu bir türlü bağrına basamadı. Yurt genelinde hakkında anket yaptırıyorum, ortaya çıkan sonuç ise; YALAKA ŞAİR… Ben, her olgun meyve taşlanır sözüyle bu konuları es geçiyor ve sözü bu noktada şairimizin kendisine bırakıyorum: /Benim ruhum; denizin, Ada camlarının, Boğaziçi mehtabının işlediği bir dantelâ değildir. Ben 20 yaşıma kadar büyük şehir ve deniz görmedim. Fakat acunun en büyük, en temiz, halkı içinde yetiştim. Anadolu’da doğdum ve büyüdüm. Daha 15 yaşındayken saçımda ak, ciğerimde verem tahayyül ederek yazmaya heveslendiğim zamanlar oldu zannetmeyiniz. Ben edebiyata ağlayarak değil, haykırarak; şüphelenerek değil, inanarak başladım. Haykıracağım ve inandığım şeyi yazmaktan başka bir şeyi yapmaya niyetim yok…/ (1935 Yücel Dergisi)
Yazmış olduğu ve şahsen de rol aldığı /Çoban/ ve /Ergenekon/ Piyesleri nedeniyle sanat çevresinin ve Atatürk’ün derin takdirini kazanmıştır. İşte bu nedenledir ki kendisine /Atatürk Şairi/ pâyesi verilmiştir. Doğum yeri olan Erzincan’ın Urumekrek (Tepecik) Köyünden Kudüs’e, Kudüs’ten Kayseri’ye, Kayseri’den; Bolu, Konya ve Zonguldak’a, Zonguldak’tan Ankara’ya uzanan coğrafyamızın çizgisinde o, hep Halk Şiirinden ve Atatürk İlkelerinden beslenmiştir. Milli Edebiyat Akımı içerisinde hece şiirinin imkânlarını, en güzel ve usta bir biçimde kullanmıştır. Ustam dediği Faruk Nafiz Çamlıbel’den (aynı zamanda hocası) etkilenmiş olduğunu kendisi belirtmektedir. Hatta Faruk Nafiz Çamlıbel’le birlikte /Onuncu Yıl Marşı/nı yazmıştır. Marşın bestekârı Cemal Reşit Rey’dir… Mikelanj’ın ellerini öpmeye, Atilla’nın terkisine atlayarak gider Behçet Kemal Çağlar. En yakın sırdaşını Mevlana Celâl olarak işaret eder. Gönlü Karacaoğlan'ımıza hep beste yapmakla meşgulken, Başı ucunda konuşansa Mustafa Kemal’den başkası değildir şairimizin.
İlk Şiirleri arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları HEP GENÇLİK dergisinde yayınlanır. Daha sonraları TÜRK YURDU ve HAYAT dergilerinde yazmaya başlar. 1949 da ŞADIRVAN dergisini çıkarmıştır. Zaman zaman ANKARALI AŞIK ÖMER adını kullanmıştır şiirlerinin imzası olarak. 27 Mayıs’tan önce ve hatta sonrasında da, -aralıklı olarak- İstanbul Radyosunda ŞİİR DÜNYAMIZ programını yönetmiştir.
Onu, /yerde kederleri boğarken/, o her gece kendinden çıkar, garip bir çoban tavrıyla yıldızları gütmeye gider… Gurbeti içinde mihmân eylemiş olan Behçet Kemal Çağlar, bakın köy yaşamını şiirleştirirken çoğu zaman nelerin özlemi içerisindedir:
/..Gurbette vatanı yaman özledim,
Yine acıkınca çaman özledim,
Yine yıkanmaya aradım dere,
Bildim, çabalamam benim boş yere,
Ben ki hep bu dağın taşın çocuğu,
Yüz yıl geçse On beş yaşın çocuğu./
Şairimizin avukatı değilim ama Kayserili dostlarımıza bu dizelerdeki çamanın bizim çamanımız olduğunu, “bu dağ” derken, o dağın ERCİYES olduğunu hatırlatmak isterim. Yine isterim ki OĞUZLARIN BÜĞDÜZ isimli Türkmen Boyundan (Bürüngüz/BÜNYAN) Şaban Hamdi Bey’in oğlu olan şair şu yaşadığımız coğrafyanın 15 yaşındaki çocuğudur ve Kayserili olmasından dolayı da oldukça gururludur…/Çak yine, çak yine, masmavi şimşek!/ diye haykırırken, bu mısra ardına gizlenerek çağırdığı yağmur damlaları, bu topraklar içindir eminim ki, bu topraklarda yeşermesini istediği filizler içindir… Bir dönem Erzincan Milletvekili olarak siyasete giren Çağlar, politikanın çirkin yüzünü görerek milletvekilliğinden istifa etmiştir. Sonraları TRT Yönetim Kurulu Neşriyat Müdürlüğü ve Öğretmenlik yapmıştır…
Behçet Kemal Çağlar, bilindiği gibi; Ahmet Kutsi Tecer, Arif Nihat Asya, Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin Uşaklı, Orhan Şaik Gökyay ve Zeki Ömer Defne ile birlikte Milli Edebiyat Akımı içerisinde yer almıştır…
ŞİİRLERİ: Erciyes’ten Kopan Çığ-1932/ Burada Bir Kalp Çarpıyor-1933/ Benden İçeri (bütün şiirleri)-1966/ Son Şiirleri-1970 (ölümünden sonra)
OYUNLARI: Çoban- Atilla- Deniz Abdal… Ayrıca 11 adet değişik türde eseri yayınlanmıştır.
56. Ölüm yıl dönümünde Allah’tan rahmet diliyorum kendisine. Ruhu şâd olsun...
KADİR DAYIOĞLU
BÜYÜKLERE MASALLAR...
Mustafa Cengiz
TARAFTAR TRANSFERİ BEKLİYOR!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
AÇLIK SINIRI NEDİR, NASIL HESAPLANIR, NEYE YARAR?
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KALABALIĞI -2
Mustafa Mete ÖZPINAR
GÜNÜMÜZDE ÜNİVERSİTELER
Ali Rıza Navruz
SADETTİN KAPLAN (Ö:11.06.2016)
Mustafa Göçer
İLERLEYELİM ARKADAŞLAR.
Mustafa Acar
TOROS'UM
Ömer Faruk Kotay
İDDİANIZ OLSUN!
Mustafa Temizer
MİLLETTEN MİLLETE UYARI!















