DÜŞ ARDI GİDİŞLER
""""
Ali Rıza Navruz
Eskiden, uykum için ayırdığım zamanın belki de yarısı hayal kurmakla geçerdi yünlü yer döşeğimde. Neye mi yarardı kurduğum bu hayaller? Hayalin en güzel yanı; "her hangi bir ücrete tabi olmadan kurulmasıdır." Hayalin kurulması bir yerde beynin durulmasıdır da…“Hayatı ilginç kılan hayallerin gerçekleşme ihtimali” değil midir hem? Duru bir beyin; dünyadaki pek çok olaya anlam verebilmem açısından son derece önemlidir benim için. Belki şu anda şairliğime katkıda bulunan şey, ta o zamanlardan kazanılmış olan muhayyilemdir. Allah biliyor ya bu durum; kesin ki zihnimin bir yeteneğidir. Şimdilerde bu yeteneğin adına “imgelem” diyorlar sanırım. Aslında karşımızda olmayan bir nesne üzerine kurduğumuz tasarımlama gücümüze “düş” desek ve bu güçle birlikte kullanarak kelimeyi, yaptığımız eyleme “düş gücü” adını versek daha doğru iş yapmış oluruz sanki diyorum… Ne demiştim o şiirimde Gizli Görüntü olarak:
İster Apilus’un Altın Eşeğini yatıralım masaya,
İstersen;
Dante’nin “İlahi Komedya”sını!
Bal gibi de uyanık düş eseridir bunlar.
Yani, bir gizlice görüntü,
Bir gizlice hayal...
Nesneler kendiliğinden parlaktı,
Rüyamda asla görmedim güneşi…