ERCİYES
^^
Hâlini takrîre dilin dönse de,
Bir ömür sesini duysam Erciyes,
Geçmişlere artık mâzi dense de,
Başından geçeni bilsem Erciyes
Seninle paylaşsam, o asırları.
Bir ben bilsem, sakladığın sırları.
Ak başında esen kasırgaları,
Şu bağrımda tutsak etsem Erciyes
Alparslan’a selam dursak ikimiz.
Kükreyince cihan tutsa sesimiz.
Sade kahve isteyince nefsimiz,
Talas bağlarında içsem Erciyes
Keremle ile Aslı, uğrasa yine
Yollarını uğratmasan dikine.
Ortak olsam sırtındaki yüküne;
Tekir'inde huzur bulsam Erciyes.
Göğsündeki gülün Aslı mı biri?
Kerem yanında mı, canlı ve diri?
Hey dağların hası ve dahi pîri,
Başını göğsüme sarsam Erciyes.
Türkmen kızı yaylağına konar mı?
Karacoğlan gelip Elif sorar mı?
Damağı çatlamış suya kanar mı?
Vuslat pınarından versem Erciyes.
Moraran başınla, bana benzersin.
Meme diye bulutları emersin.
Tek kelime; -var ya- er oğlu ersin;
Dokunsam koruna, yansam Erciyes.
Yasladım sırtımı arkamsın deyu.
Nazlanma, ruhumu karın ile yu.
Kem gözlere gelse, Oğuz’un soyu,
Sende filizlenir, her dem Erciyes.
^^
Ali Rıza Navruz
# Erciyes ve şehrim Kayseri