"Bana ne alabildiğince özgürse martılar."
""""""
Ferhat’a ayıp olur, dağ göğsünü delemem;
Eteğine oturup, gözyaşımı silemem…
Yâr özlemiş de beni, vasıta-i husûsi
İle varmamı ister, ben derim ki; gelemem.
Gamzesi belki çukur, bir yanak ovasında;
Belki de lügatimde; 'süzgün bakış' bilemem.
Perdeler kapanmakta,zirâ ki vaktin sonu;
Ölüme sâde beş var, sevdâ kuşu bulamam.
Dipsiz sevda ummanı, varsın rivayet olsun,
Râvi zinciri için saçlarımı yolamam.
Nazlandığım sanmayın, hem böyle ulu- orta;
Huyumdur! Bir kapıyı ikinci kez çalamam.
Tut ki dâvetli çaldık, gecenin tam köründe;
Dalgalı bir limanda, uzun boylu kalamam.
Bak sonbahar yürüdü bu nevruz’un ardından,
Mızıkçı ol yâr içün, hâl-i ikbâl dilemem..
Ey yağmurlar sonrası, sen ebemin kuşağı!
Morun bana yâdigâr, istesem de gülemem
*
Ali Rıza Navruz
# mor taflan çığlığı