TÜRKÜLERİMİZ
"""""
Ali Rıza Navruz
Türkülerimiz bazen gurbet ele yâr götürür. Bazen de yeşilbaşlı ördek olur; gönülcüğümuzü göle düşürür. Çoğu kez Mecnun kılar aşığı ve çöller ardındaki Leylâ serabına salar... Ve yine Erciyes'te duman olur bir türkü ve ardından o meşhur Gazinin Boğazında yitik bir sevgili aratır bizlere yana yakıla. Türkülerimiz türlü çeşit ezgisiyle de bir özürnâmesi olur yüregimizin, cananımıza karşı.
Şairin dediği gibi belki çoğunun altında bir imza dahi yoktur. Ama gel gör ki bu köy türkülerimizin içinde koskocaman yürekler var, o yüreklerin kanayan bir yanı var.
Es Gömecim, es fırtınam, es rüzgarım essssss!..
"Çırpınıpta şan ovaya çıkınca
Eğlen şan ovada kal acem kızı
Uğrun uğrun gaş altından bakınca
Can telef oluyor gül acem kızı.
Seni seven oğlan neylesin malı
Yumdukça gözünden akar mercanı.
Burnu fındık ağzı gahve fincanı,
Şeker mi serbet mi can acem kızı."