Daha önce bu köşede daha farklı sorunları ile gündeme dair sorunlarını taşımıştım Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN)’in.
Bugün biraz daha sıkıntılı bir konu başlığı var.
SAHİMSEN Genel Başkanı Özlem Akarken ve SAHİMSEN Engelliler Komisyonu Başkanı Ayşe Sarı’nın açıklamalarının ışığında sektördeki Sağlık sektörü başta olmak üzere kamuda görünmeyen bir krizden söz edecek ve yetkililerin bir kez daha dikkatine sunacağız.
Sağlıkta Devlet kurumlarında çalışanlara paralel olarak bir de Özel sağlık sektörünün sorunları var ki bu konuya girersek sanırım hiç işin içinde çıkamayız.
Fazla mevzuyu dallandırıp, budaklandırmadan kestirmeden yapılan açıklamalara istinaden konu başlıklarına değineceğiz.
Konu: Mobbing ve şiddet
Perde arkasını yetkili isimlerin açıklamaları ile aralayalım.
Neler oluyor, neler söylüyorlar, ne tür beklentileri var bu konuların çözüme kavuşturulması için…
SAHİMSEN SENDİKASINA DAİR…
SAHİMSEN; 2016 Kasım ayında, OHAL sürecinde ve 4688 sayılı kanun kapsamında, Asker Hastaneleri’nin Sağlık Bakanlığı’na devrolan personeli tarafından, Genel Başkan Özlem Akarken öncülüğünde, 18 kişinin bir araya gelmesiyle, “03 Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolunda”, Devletin ve Milletin bölünmez bütünlüğü, Milli Egemenlik ile Atatürk ilke ve inkılapları başta olmak üzere; Tam bağımsızlık, demokrasi, adalet, hakkaniyet, hukukun üstünlüğü, adil çalışma koşullarına sahip olma, maddi ve manevi varlığın korunması ve eşitlik ilkeleri benimsenerek, kurulmuştur.
Kuruluş amacı; Kamu sektöründeki sağlık iş kolunda görev yapan bütün sağlık kurum çalışanlarını temsilen; bilimi, hukuku ve insani değerleri gözeterek, sağlık kurum çalışanlarının ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerinin korunması, aynı zamanda geliştirilmesi için çalışmalar yapıp, sağlık kurum çalışanlarının gerçek sesi olmaktır.
Türkiye genelinde, birleştirici, çoğulcu, katılımcı ve demokrasiyi benimseyen, güçlü ve sağlam temelli teşkilatlanma modeli üzerine kurulmuş olan, SAHİMSEN; ulusal ve uluslar arası alanlarda AR-GE çalışmaları yaparak, ülkemizdeki sağlık sisteminin gelişmesine ve sağlık kurum çalışanlarının çalışma şartlarının, aynı zamanda sosyal yaşamlarının iyileştirilmesine katkı sunacak faaliyetler de yürütmektedir.
Türkiye genelinde güçlü ve sağlam temelli teşkilatlanma modeli ile teşkilatlanan, aynı zamanda hızlı ve etkin şekilde teşkilatlanmaya devam ederek, 81 ilde şubeleşme hedefinde olan sendika; 92 il ve ilçe temsilciliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolundaki kurum ve kuruluşlarda yaklaşık 470 iş yeri temsilciliği bulunmakta. Sağlık Bakanlığı, TSK, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Üniversite Hastaneleri ve Adli Tıp Kurumlarına bağlı tüm birimlerde etkin bir şekilde sendikal faaliyetlerini sürdürmekte.
SAĞLIK BAŞTA OLMAK ÜZERE…
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının maruz kaldığı mobbing ve şiddet, artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştı.
Sorunlar zaten devasa.
Üstüne üstlük bir de bu tür sorunlarla boğuşmak durumunda kalıyorlar.
Artan iş yükü, baskı ve güvensiz çalışma ortamları, sağlık ve sosyal hizmet sisteminin en kritik unsuru olan insan kaynağını zorlarken sahadan gelen veriler, sorunun yalnızca bireysel değil, doğrudan sistemin sürdürülebilirliğini tehdit eden yapısal bir krize dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları başta olmak üzere kamuda çalışanların maruz kaldığı mobbing ve şiddet vakaları, son dönemde artan yoğunluk ve görünürlükle birlikte sistemin en kritik sorunlarından biri haline geldi.
Hizmetin temel taşı olan çalışanların kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda, nitelikli ve sürdürülebilir bir yapıdan söz etmek ise giderek zorlaşıyor.
KAMUDA GÖRÜNMEYEN KRİZ!
Temel sorun şu.
Mobbing Sağlık ve Sosyal hizmet sistemini içten çökertiyor…
Sağlık kurumlarında giderek ağırlaşan mobbing ve şiddet olgusunu tüm yönleriyle ele alan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), çevrimiçi bir seminer düzenledi.
Bir nevi herkes eteğindeki taşı döktü.
Sorunlar dillendirildi.
Olayın vahamet boyutu ele alındı.
Yetkililere de çözüm yollarına dair önerilerde bulunuldu.
Sendika yönetimi ve uzman isimlerin katkı sunduğu programda, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yaşadığı görünür ve görünmeyen baskılar çarpıcı örneklerle değerlendirildi.
TEMEL SORUNLAR…
Madem sağlık sektörünün iki önemli sorununu gündeme getirdik.
Diğer konu başlıklarını da vererek, yetkililerin dikkatine bir kez daha sunalım.
Türkiye'de sağlık sektörü; aşırı iş yükü, hekime şiddet, personel yetersizliği, finansal sürdürülebilirlik sorunları ve kamu-özel sektör arasındaki koordinasyon eksikliği gibi yapısal problemlerle karşı karşıyadır. Artan hasta talebi, performans sistemi kaynaklı kalite düşüşü ve sağlık çalışanlarının zor çalışma koşulları sistemi zorlamakta.
Bunları uzatmak mümkün.
Bugün biz biraz ağırlıklı olarak Mobbing ve şiddet konusuna değineceğiz.
SİSTEMATİK BASKI,
DEĞERSİZLEŞTİRME
Ortada ciddi bir sorun var.
İster burun kıvırın, ister duymamazlıktan gelin ama sorun ortada.
Öncelikle şunu bilmek gerekiyor.
Sistematik baskı ile değersizleştirme politikası izleniyor.
Sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar başta olmak üzere mobbing, çoğu zaman açık çatışmalarla değil; sistematik baskı, değersizleştirme, dışlama ve görev tanımı dışı yüklemeler üzerinden ilerliyor.
Çalışanların sürekli denetlendiği, hatalarının öne çıkarıldığı ve yalnızlaştırıldığı bu süreç, zamanla psikolojik bir yıpranmaya dönüşüyor.
GÖRÜNMEZ BİR ŞİDDET
Şiddet her zaman yumruklarla, kavga ile, taşla, sopa ile gelmiyor.
Bir de kimsenin fark edemediği görünmez bir şiddet var nihayetinde ortada.
Seminerde konuşan SAHİMSEN Engelliler Komisyonu Başkanı Ayşe Sarı, mobbingin sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında başta olmak üzere kamuda çoğu zaman görünmez bir şiddet biçimi olarak ilerlediğini ancak etkilerinin derin ve yıkıcı olduğunu vurguladı.
Sarı, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sistematik baskı, dışlanma ve itibarsızlaştırma gibi yöntemlerle yıldırıldığını belirterek, “Mobbing, yalnızca bireyi değil, bulunduğu kurumu da zayıflatan bir süreçtir. Çalışanların yalnızlaştırıldığı, değersizleştirildiği bir ortamda ne verimlilikten ne de sağlıklı bir hizmetten söz edilebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Görev tanımı dışı yüklemelerden iletişim eksikliklerine, ayrımcılıktan psikolojik baskıya kadar uzanan bu sürecin, çalışanları sessiz bir tükenmişliğe sürüklediğine dikkat çekildi.
ŞİDDETİN YENİ YÜZÜ
Belki birçok kişi farkında bile değil.
Belki de hiç duymadı.
Duyanların da durumu ortada malum.
Peki “Sürekli Baskı ve sessiz yıpranma” nın şiddetin yeni yüzü olduğunu biliyor musunuz?
Seminerde öne çıkan bir diğer başlık ise sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar başta olmak üzere kamuda şiddetin sadece fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığı gerçeği oldu.
Günlük işleyiş içinde normalleştirilen baskı, değersizleştirme ve dışlama davranışlarının, özellikle sağlık ve sosyal hizmet çalışanları üzerinde kalıcı izler bıraktığı vurgulandı.
PSİKOLOJİK ŞİDDET
VE SONUÇLARI…
Uzman değerlendirmelerinde, bu tür psikolojik şiddetin zamanla tükenmişlik, motivasyon kaybı ve mesleki kopuşa yol açtığı ifade edilirken çalışanların kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda hizmet kalitesinin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekildi.
Bunlar ne demek biliyor musunuz?
Sağlık sorunları demek.
İşgücü kaybı demek.
Hem maddi bağlamda hem de manevi bağlamda bir nevi bitişe adım adım gidiş demek…
MESLEK SORUNU DEĞİL,
SİSTEM SORUNUDUR…”
SAHİMSEN Genel Başkanı Özlem Akarken, “Bu Tablo Artık Bir Meslek Sorunu Değil, Sistem Sorunudur” yorumunu yaparak felaketin boyutlarına dair şu değerlendirmeyi paylaşıyor.
Akarken, sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlarda mobbing ve şiddetin ulaştığı noktaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sorunun ciddiyetine dikkat çekerek net bir çerçeve çizdi.
Akarken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yalnızca mesleklerini icra etmediğini, aynı zamanda sistemsel baskılarla mücadele ettiğini belirterek, “Bugün gelinen noktada bu tabloyu sadece çalışanların sorunu olarak görmek mümkün değildir.
Bu doğrudan sistemin sorunudur ve çözüm de sistemsel olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının kendini güvende hissetmediği bir yapıda, toplum sağlığını korumanın mümkün olmadığını vurgulayan Akarken, her şiddet ve mobbing vakasının hizmete doğrudan zarar verdiğini belirtti.
ÇÖZÜM NET!
SAHİMSEN, sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar başta olmak üzere kamuda mobbing ve şiddetle mücadelede daha güçlü ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.
Çalışma ortamlarının daha güvenli hale getirilmesi, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının hak arama süreçlerinin etkinleştirilmesi ve yönetsel yaklaşımların iyileştirilmesi, çözümün temel başlıkları arasında yer alıyor.
Sendika, başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının korunmasının yalnızca meslek grubu açısından değil, toplum sağlığı açısından da kritik olduğunu belirterek, bu alandaki farkındalık çalışmalarını ve savunuculuk faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.
Çözüm Net!
Güçlü Politika,
Etkin Koruma,
Sıfır Tolerans