Bir akıllı ve bir deli arkadaş olmuş.
Birbirlerini çok sevmişler.
Çok iyi anlaşıyor ve vakit geçiriyorlarmış.
Tabii anlaşamadıkları şeylerde oluyormuş.
Bir gün akıllı hayatlarını tamamen değiştirebilecek bir plan düşünmüş.
Günlerce plan üzerinde çalışmış ve sonunda bitirmiş.
Hemen arkadaşına göstermiş.
Arkadaşı sevinçle "muhteşem bir plan" demiş.
Akıllı bir süre daha düşündükten sonra bu plandan vazgeçmiş.
Çünkü planı gerçekleştirmek zormuş.
Deli ise arkadaşının vazgeçmesine aldırmadan planı uygulamış ve çok zengin olmuş.
Akıllının yanına gelmiş ve tüm para yönetimini ona vermiş.
Sonsuza kadar mutlu yaşamışlar
......
Kısa bir hikaye, ama hikayenin ana fikri basit.
"Hayatta akıllı gibi düşüneceksin
Ama deli gibi yaşayacaksın" bilgi erdemdir
Cesaretini, her zaman yüksek tutacaksın.
Hayatını muhteşem yapmak istiyorsan.
Önüne çıkan fırsatları değerlendireceksin.
Dileklerini yerine getirecek en büyük güç
senin iç dünyanda gizli.
Pek çok ünlü düşünür;
hayatları boyunca deli damgası yemiştir.
Yüzyıllar sonra ise ne kadar haklı oldukları ortaya çıkmıştır.
O zaman bu 5 şeyi unutma.
Cesaretini arttır.
Başarı için sadece zeka yetmez.
Cesarette gerekir.
Hayat enerjini koru.
Enerjini düşürmek en büyük hatan.
Bunu kimse sebep olmuyor gerçekte sen yapıyorsun.
Kalk, silkelen ve tüm gücünü tekrar yükle.
Akılcı düşün.
Bir şeyleri sadece cesaret ve azimle çözemezsin.
Hayallerin üzerinde mantıklı planlar yap.
Akıl sabırı getirir.
Akıllı insan; sabredebilen insandır.
Her şeyi sorun haline getirme.
Bazen rafa kaldırdığın planlar küçük sorunlar yüzünden rafa kalkıyor.
Hayallerine inan ve deli gibi cesaretli ol... Alıntı
**
BU KADAR BASİT...
Bazen savaş çıkarmak için düşmana gerek yok,
düşüncelerinizi söylemeniz yeterli...
MARTİN LUTER KİNG
**
HEPSİ DE MÜMKÜN...
Yaşarken de çürüyebiliyorsun,
gömülmeden de ölebiliyorsun...
Ömrümde yeşeremedin,
şimdi içimde çürüyorsun.
Unut beni kalanım...
KAHRAMAN TAZEOĞLU
**
YAŞLILIĞIMA MEKTUP
''Sevgili Ben:
Yaşlandığında haklı olduğundan emin olsan bile asla kimseye bir şey öğretme çabası içinde olma!
Bunun seni ne kadar rahatsız ettiğini hatırlıyor musun?
Yaşlıların tavsiyesine kendin uydun mu?
İstenmedikçe yardım etmeye çalışma.
Sadece onları sev...
Sağlığın, komşuların, hükümetlerin, emekliliğin hakkında şikayet etme!
Konuşurken, lafları kavgaya dönüştürme, konuşmaların kavga eder gibi de değil, insanı okşar gibi olsun.
Çocuklardan minnet bekleme…
Kendi gençliğini hatırla, nankör çocuk pek yoktur ama çocuklarından minnettarlık bekleyen anne ve babalar vardır.
′′ Ben senin yaşlarındayken...
gibi cümleler söyleme sana en iyi yılları verdim.
gibi cümleleri ise asla söyleme.
Torunların varsa, size büyükanne demeleri için ısrar etme.
Son paranı yaşlanma karşıtı tedavilere harcama. İşe yaramaz.
En iyisi ayakların sağlam olduğu sürece güzel bir gezi için harcamaktır… Aynaya bakma ve karanlık bir odada makyaj yapma. Kendini kandırma . Sadece şık görünmeye çalış.
Yakışıklılığa gençliğe takılma.
İnan böylesi daha iyi…
Eşine dikkat et, buruşuk, çaresiz ve huysuz bir yaşlı olsa bile. Bir zamanlar genç, güçlü ve neşeli olduğunu unutma. Ve belki de şu anda sana gerçekten ihtiyacı olan tek kişi o, hatırla güzel yıllarınızı.
Yeni teknolojileri anlamak, haberleri takip etmek, sürekli olarak yeni bir şeyler çalışmak, 'zamanda geride kalmamak' iyi gelir. Bu eğlenceli. İstediğini yap. Hala yapabiliyorken!
Hiçbir şey için kendini suçlama. Hayatına ya da çocuklarının hayatına ne olduysa bil ki sen elinden geleni yaptın. Her durumda saygınlığını koru! Sonuna kadar! Elinden geleni yap, bu da önemli.. Ve unutma, hala hayattaysan, birinin sana ihtiyacı vardır.!"
**
YAŞ 5
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu
öğrendim.
YAŞ 7
Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.
YAŞ 12
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak
olduğunu öğrendim.
YAŞ 13
Annemle babamın elele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu
ettiğini öğrendim.
YAŞ 15
Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.
YAŞ 18
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu
öğrendim.
YAŞ 24
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.
YAŞ 33
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu
öğrendim.
YAŞ 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil benim kendi
hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.
YAŞ 38
Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından
anlayabileceğimi öğrendim.
YAŞ 41
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini
öğrendim.
YAŞ 44
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.
YAŞ 46
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi
öğrendim.
YAŞ 49
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin
yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.
YAŞ 50
Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini
öğrendim.
YAŞ 53
İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.
YAŞ 55
Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini
öğrendim.
YAŞ 64
Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına
veremeyeceğimi öğrendim.
YAŞ 70
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.
YAŞ 82
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini
öğrendim.
YAŞ 90
Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu
öğrendim.
YAŞ 95
Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.
Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum...
Özdemir ASAF