Kahkahalar, yeni heyecanlar, sürprizler olsun...
Daima Kavuşmalar olsun..
"Biz" olsun; "Ben" olmasın...
Mutluluk parayla, eğlence zoraki olmasın...
Kimse sıkılmasın, hastalık olmasın.
Bir kere söylensin ve yeter olsun .
En önemlisi sevgi olsun ...
Gözlerinizin içini güldüren,
İçinizi Isıtan, dostlukları güçlendiren;
Sevgi dolu, umut dolu bir gün olsun
Mutlu olun, sağlıklı kalın...
**
GEÇ KALMADINIZ!
Hiçbir zaman geç kalmadınız.
Kaç kere yoldan dönmüş de olsanız.
Kaç kere döndürülmüş de olsanız.
Dünyanın bütün günahını taşıyor da olsanız.
Hayatınızdaki her şeyden kendinizi suçlu hissediyor da olsanız.
Kendinizin “Yüreğiniz” tarafından kabul edileceğine inanmıyor olsanız da...
Siz yine de “Kendinize, yüreğinize” yürüyünüz.
Hiç kimse size inanmasa da, siz kendinize inanın.
MEVLÂNA CELALEDDİN RUMİ
**
KALIRSA, EN SON BANA VER .!
Eski Türk yazıtlardan birinde şöyle yazar :
Kuzu dizlerinin üzerine çökerek annesini emer ,
Karga yaşlı annesini besler;
Bunun adı : "Saygılı davranmaktır ."
Horoz şafak vakti öter ,
Yaban kazları
Her bahar kuzeye
Her sonbahar güneye uçar ;
Bunun adı :" Söz tutmaktır .''
Yeşilbaşlı ördek eşini kaybettikten sonra ölene kadar yeni bir eş bulmak istemez .
Bu :" Sadakat ''
Olarak adlandırılır
Bir geyik iyi bir otlağa rastladığında yaşadığı sürüyü oraya davet eder ve paylaşır ,
Karınca yemek gördüğünde bütün koloniyi oraya çağırır ;
Bunun adı :" adalettir .''
Eğer bir insan bu erdemlere sahip değilse :
Hayvandan beter bir halde yaşıyordur .!
Bir Türkmen duası da şöyledir :
Tanrım , İlk önce : Dağa taşa ver ,
Ormana , Hayvanlara , Suya ver .
Ondan sonra : İnsanlara ,
Kapı komşuya, Muhtaç olana ver .
Kalırsa , En son bana ver .!
**
BİLİNMEZ...
İnsanoğlu bu, kimin
içinde ne var bilinmez...
YAŞAR KEMAL
**
BU TOHUMU SİZ
EKEBİLİR MİSİNİZ?
Bir zamanlar Çin'de bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüştü ki, dayanamayıp bir armut çaldı..
Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere İmparator'un karşısına çıkardılar.
Hırsız İmparator'u görünce ona şöyle dedi;
"Değerli efendim, çok açtım, dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affedersiniz size paha biçilemez bir armağanım olacak.."
İmparator dudak büker; "Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?"
Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır ve "Bu çekirdeği ekerseniz bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşerdiğini göreceksiniz.."
İmparator kahkaha atarak; "Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni.." dedi.
Yoksul adam; "Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü ben bir hırsızım.. Bu tohumu ancak, ömründe hiç çalmamış, başkalarına hiç haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir.
Tohum o zaman gücünü gösterir, aksi takdirde onu ekeni zehirler, tarif edilemez acılarla öldürür. Sultanım, bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz.."
İmparator irkildi, suratını astı, bir süre düşündü, sonra hırçın bir sesle; "Ben imparator'um bahçıvan değil, o tohumu başbakana ver eksin de altın meyveleri görelim." dedi..
Yoksul adam, tohumu başbakana uzatınca başbakan telâşe içerisinde İmparator'a dönüp itiraz etti.
"Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim, sihirli tohumu ziyan ederim. Bence bu tohumu hazinadar başı eksin.."
Hazinadar başı da hemen bir bahane buldu ve bu görevi başkasına devretti. Bir bir orada bulunan herkes sudan sebeplerle tohum ekme görevinden kaçındılar..
Sonra İmparator, doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşündü. Başı önünde başbakana, hazinadara ve bütün görevlilere dik dik baktı ve "Hadi bakalım bu hırsız bahçıvana tohumun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim." dedi.
Cebinden bir altın çıkarıp yoksul adamın tutması için attı.
Herkesin ceplerinden sessiz sedasız birer altın çıkarıp adama vermesini izledi. Sonra da gülerek; "Bas git buradan be adam, bugünlük bu ders hepimize yeter." dedi..
Ortalığın toz duman olduğu şu günlerde tohumu ekecek temiz kimse var mı dersiniz?
**
SABIRSIZ BEKLEYİŞ
"Yaşam, bir çiçeğin sabırsız bekleyişinde...
Bir kerecik görebilmek güneşi."
Halide Edip Adıvar
**
VAH Kİ VAH...
Bir memlekette, "Namuslu" olduklarıyla ayrıca övünüyorlarsa O memleketin hali dumandır.
İNSANLAR YOL AYRIMI / KEMAL TAHİR'İN
**
BİRİSİ İÇİN ÖNEMLİ OL!
En azından, birisi için önemli bir şey ol.
Bir anda sadece bir şey yap. Bir şeyleri hep eksik bırakacağını hatırla.
Bir şeyi herkesten iyi yapmaya bak.
Böylece hiç kimsenin “senin gibi” olamadığını gör.
Herkesin herkes gibi olmaya çalıştığı yerde, sen “sen” ol, böylece herkesten daha iyi ol.
**
KALBİNDE GÖRÜR!
İnsan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür...
İnsan yüreğinde ne taşıyorsa karşısındakine onu verir...
İnsan aklında ne taşıyorsa hayatına onu katar.
Başkalarının mutluluğundan kendine pay çıkaran insan, en mutlu insandır...
WOLFGANG VON GOETHE
**
BELLİ Kİ SEN HİÇ!...
"Belli senin şiir falan okuduğun yok.
Eğer şiir okusaydın bilirdin ki âşık adam sınanmaz."
(BEŞ ŞEHİR, MUHSİN ÜNLÜ )
iç kanamalı bir ömrün son suskunluğu bu belki de
adını yazmaktan kanattığım duvarlarda sevdim seni
yüzün solgun bir akşamın günbatımı telaşıdır
bildiğim tüm iklimlerde mevsimsiz sulietin
saçlarında birikmiş bir yaşamın ağrısı
ne kadarda tarifsiz kalıyor anlatmaya yüzünü
bu aşkın coğrafyası
adını söylüyorum…
tütün çatallığı çökmüş sesimle ve duyuşuna hasretimle
avazım yırtılıyor…
adını söylüyorum
mühürlenmiş bir aşkın azad mevsimi gelmiş
adını söylüyorum…
gülce susuyor…
yağmur yağıyor…
ve şimdi ellerini çektiğin ellerime el oldu teninin sıcaklığı
bir kelepçede tutuklu iki el olamadık
bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibiydik
sırası gelen gidecekti belki başka bir aşkın kalbine
yani tetik düşecekti yani sen gidecektin…
ah yaşam ağrım…
GÜVEN ADIGÜZEL
**
BAZILARI SENİN İÇİN...
Yaşamın boyunca tanıştığın her insanın
aslında bir amaca hizmet ettiğini anlayacaksın.
-Bazısı senin imtihanın olacak,
-Bazısı seni kullanacak,
-Bazısı sana öğretecek...
Ancak bazısı da içindeki en iyi yanlarını
ortaya çıkarmanı sağlayacak.
İşte onlar daima yanında tutmaya değer olanlar olacak...
**
VAKTİ GELİNCE...
Vakti gelince gitmenin adıdır gün batımı;
Ömürden,
gönülden,
günden…
CAN YÜCEL