Kendisini tanıyor musunuz?
Ya da adını duydunuz mu?
Katıldığı programlardan belki de birisine denk gelmişsinizdir.
İnternet platformunda yaptığı paylaşımlarla son derece etkili söylemleri var.
TBMM'de yaptığı konuşmalardan kesitler sunuyor sürekli olarak.
AK Partinin 25 yıllık sürecine dair de epey iddialı eleştirileri var.
Nalına-mıhına türünden eleştirileri dikkat çekici.
Kürsüde anlattığı birbirinden önemli tarihi gerçekler ve fıkraları, yaptığı nüktelerde epey ders alınacak türden.
Hem tarihe, hem de siyasete hakim.
İLHAN KESİCİ KİMDİR?
Dolu dolu bir kariyeri ve önemli siyasi ilişkileri var.
İsterseniz önce bir tanıyalım kendisini.
Merhum Cumhurbaşkanı-Başbakan Süleyman Demirel’e olan yakınlığı ile de biliniyor.
“Demirel’in Damadı” olarak tanınan ve bir arada kurulan hükümette başbakanlık içinde adı geçen Kesici, Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in kardeşi Şevket Demirel'in kızı Binhan Demirel'le evlidir ve bir çocuk babasıdır.
İlhan Kesici (22 Kasım 1948; Zara), Türk bürokrat, mühendis ve siyasetçi. 1977-1993 arasında Devlet Planlama Teşkilatı'nda (DPT) çalıştı, 1991–1993 yıllarında DPT Müsteşarı olarak görev yaptı.
20. dönem TBMM'de Anavatan Partisi Bursa milletvekili; 23, 25., 26 ve 27. ve 28. dönem TBMM'de Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekili olarak yer aldı. 1977 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nda (DPT) uzman olarak çalışmaya başladı. İktisadi Planlama Dairesi Ulaştırma-Haberleşme Sektörü Uzmanı olarak görev yaptı. 1981'de aynı kurumda Kamu Yatırımları Daire Başkanı, 1984'te Koordinasyon Genel Müdürü oldu.
Siyasi yaşamı, ODTÜ'de öğrenim gördüğü yıllarda Ülkü Ocakları'nda başladı. Ülkü Ocakları ODTÜ Üniversite Birimi'ni kurdu; 1968-1970 yılları arasında kurucu başkan olarak görev yaptı.
1994 Türkiye yerel seçimlerinde ANAP İstanbul belediye başkan adayı oldu. Yüzde 22 oy alan Kesici, Refah Partisi'nin (RP) adayı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı kaybetti.
1995 Türkiye genel seçimlerinde liderliğini Mesut Yılmaz'ın üstlendiği Anavatan Partisi'nden (ANAP) milletvekili adayı oldu.
TBMM 20. dönem Bursa milletvekili seçildi. Dış İlişkiler Komisyonu, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu ve Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Üyeliği yaptı.
2002 yılında Doğru Yol Partisine (DYP) katılan İlhan Kesici, daha sonra bu partide genel başkanlığa adaylığını koydu.
2 Mayıs 2007 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisine (CHP) katıldı ve 2007 Türkiye genel seçimlerinde CHP İstanbul 1. bölge milletvekili olarak meclise girdi. 23. dönemde de Türkiye-Avrupa Birliği Karma ve Parlamento Komisyonu Üyesi oldu. Ağustos 2009 tarihinde CHP Grubu adına Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığına aday gösterildi fakat seçilemedi. 28 Eylül 2010 tarihinde partisinden istifa etti. 2015 yılında CHP'ye tekrar katıldı ve hiçbir partinin tek başına iktidar olmak için gereken sandalye sayısını geçemediği Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde CHP İstanbul milletvekili olarak Meclise girdi.
Ağustos 2015 tarihinde İlhan Kesici, seçim hükûmeti kurmakla görevlendirilen Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu tarafından bakanlık teklifi gönderilen beş CHP'li politikacı arasında yer aldı. Diğer dört CHP'li gibi Kesici de Davutoğlu'nun gönderdiği bakanlık teklifini reddetti. Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde tekrar CHP İstanbul milletvekili olarak Meclise girdi. Bu dönemde Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Üyesi olarak görev yapmaktadır.
SİYASİ ELEŞTİRİLERİ!
Bakın ne diyor mesela?
TBMM, Bütçe Konuşması, 2009’da.
2003-2009, AK Parti iktidarının ilk yedi yıllık dönemidir.
Yıllık ortalama ekonomik büyümeler bakımından iktidarın en çok övündüğü dönemdir.
Tamam, olabilir.
Başka yedi yıllık dönemlerle bir karşılaştırma yapalım:
(Yıllık ortalama büyüme hızları bakımından)
1923-1929: yüzde 10,3
1950-1957: % 7,0
1965-1971: % 6,3
2003-2009: % 4,0
Sanki “dünya bal olmuş, bir tek bizim kaşığın sapı kırık.”
2009 ekonomik krizi bir dünya krizi olarak görülür.
Bence tam olarak öyle değildir.
Ama öyle olmasa bile 2009 yılı ekonomik büyüme/küçülme rakamlarına bakalım:
. Dünya ortalaması: % -1,1
. ABD (krizin üs merkezi) % -2,7
. Gelişmekte Olan Ekonomiler: % +1,7
. Hindistan: % +5,4
. Çin: % 9,0
Türkiye: Sayın Başbakanımızın ifadesi ile de “kriz bizi teğet geçti.”
Türkiye: % -6,5
Neredeyse en yüksek ekonomik daralma Türkiye’de olmuş.
Ben buna ekonomik kriz bağlamında şöyle bir benzetmede bulunuyorum:
“Azrail Amerika’da dolaşıyor, ama ölümler Türkiye’de oluyor.”
BU PROBLEMİ KİM ÇÖZECEK?
Yine 2010 Bütçesi üzerine konuşma ile devam edelim mi?
2008/2009 dünya ekonomik krizi nasıl çıktı, neler yapılabilir konusuna dünyada da çok kafa yoruldu.
1929 yılında da “Dünya İktisat Buhranı” çıkmıştı.
Çare olarak iki ana görüş ortaya çıktı.
Birinci görüş ABD Başkanı Cumhuriyetçi Herbert Hoover’in görüşü idi:
“Ekonomiye devleti hiç karıştırmayacağım.
Problemi serbest piyasa sisteminin ‘görünmez eli’ çözecektir.”
Aradan dört sene geçti, problem çözülemedi.
Bu sefer ortaya Demokrat Parti’nin ABD Başkan adayı Franklin Roosevelt çıktı ve dedi ki:
“Bu problemi piyasa ekonomisinin görünmez eli çözemez.
Ben bunu ‘devletin görünür eli’ ile çözeceğim.”
Ve 1932 başkanlık seçimini kazandı ve iktisadi buhran “devletin görünür eliyle” çözüldü.
Şimdi de önümüzde benzer bir ekonomik kriz var.
Soru benzerdir, krizi “Serbest piyasanın görünmez eli mi çözecektir”,
“Devletin görünür eli mi çözecektir”
Şahsen benim, kurumsal olarak da CHP’nin görüşü, ekonomik krizin ancak “devletin görünür eli” ile çözülebileceği görüşüdür.
Kanuni Sultan Süleyman da “Muhibbî” mahlası ile yazdığı şiirde de zaten devlet nosyonuna özel bir atıfta bulunur:
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.”
“Ekonomi piyasa ekonomisi olabilir”, ancak
“Devlet piyasa devleti olamaz, olmayacaktır.”
TÜRKİYE’YE YAZIK EDİLMEKTEDİR.
Üzerinde konuştuğumuz bütçe 2010 Yılı Bütçesidir.
Demek ki 2010 yılı ekonomik hedeflerini ve 2009 yılı gerçekleşme rakamlarını konuşacağız.
Halbuki, Sayın Başbakanımız durmadan 1920’li yıllarda olan bitenleri anlatmaktadır.
Sayın Maliye Bakanı da (Mehmet Şimşek) 2050’ler dünyasında Türkiye’ye bir yer aramaktadır.
AK Parti Grup Başkan Vekili Sayın Canikli de ekonomik kriz yılı olan 2001 yılından bu yana bir adım bile bu tarafa gelmemektedir.
Türkiye huzurunuzdaki bütçe ile en çok 2009 yılı gerçekleşme rakamları ile 2010 yılı ekonomik hedeflerinin konuşulmasını bizden beklerken, AK Parti yöneticileri kah 1920’ler, kah 2050’li yıllarda dolaşmaktadırlar.
Bu ne demektir?
Günümüzden kaçmaktadırlar.
Niye, çünkü 2010 Yılı Bütçesi vasıfsız, iddiasız bir bütçedir de ondan.
Mesela bütçenin harcamalar kalemi (yani bütçe büyüklüğü) 287 milyar YTL’dir (Yeni TL). Sadece faiz kalemi 57 milyar YTL, bütçe açığı da 50 milyar YTL’dir. Yani bütçenin 107 milyar YTL’si yani yaklaşık yüzde 40’ı zaten yoktur. Böyle bir dokümana bütçe bile demek doğru değildir. Denilse denilse bir müsvedde bütçe çalışması denilebilir. Bir başka bahis de Millî Gelir büyümesidir. Türkiye’nin 2009 millî gelir büyümesi yüzde eksi 6,5 olarak gerçekleşeceği yazılmıştır. Bu millî gelir küçülmesi, dünyadaki 192 ülke arasında, bize benzeyen ülkeler içinde en düşük ve en kötü büyüme rakamıdır. Türkiye’ye yazık edilmektedir.
2023 HEDEFLERİNE DAİR!
TBMM, 64. Hükumet Programı Üzerine Başbakan Ahmet Davutoğlu 28.11.2015 konuşmasından:
AK Parti’nin meşhur 2023 yılı için büyük hedefleri vardı: Türkiye dünyanın 10. büyük ekonomisi olacaktı, Millî Gelir 2 trilyon dolar olacaktı, İhracat 500 milyar dolara çıkacaktı. Bu Hükümet Programı’na bakıldığında bunların hiçbirisinin başarılabileceğine dair en küçük bir emare bile görünmemektedir: Türkiye 10. büyük ekonomi olma yerine ancak 19. büyük ekonomiliğe düşecek gibidir, Kişi Başına Düşen Millî Gelir ancak 10-11 bin dolar olabilecek gibidir, İhracat da en çok 150 milyar dolar olacak gibidir. Bu gidişatın devamı yoktur. Bu böyle devam edemez, etmemelidir. Bu gidiş, canımızdan aziz bildiğimiz memleketimizi çok sıkıntıya sokacaktır.
DEVLET BÜTÇESİ NE DEMEKTİR?
Devlet bütçesi demek şu demektir: Aynen aile bütçesi gibidir. • Gelirlerim şu kadar olacak. Bunu şuralardan toplayacağım. • Harcamalarım bu kadar olacak. Şuralara harcayacağım. • Bunun arasında bir açığım olacak. Bu açığı da şu şekilde karşılayacağım. 2009 bütçe açığı olarak öngörülen, programlanan açık ne kadardı? 10,3 milyar YTL (Yeni TL).
Gerçekleşme ne olacak gibi? 62,8 milyar YTL. Allah’tan korkun, kuldan utanın. Böyle bir fark olabilir mi? Programlananın tam 6 katı bir bütçe açığı. Olursa buna bütçe-program-plan denilebilir mi? Bu söylediklerim bir muhalefet gayretiyle söylenmiş sözler değildir. Bunları söylemekten muradım, sizi devlet ciddiyetine davet içindir.
TÜRKİYE'NİN SORUNLARINI KİM,
YA DA HANGİ PARTİ ÇÖZER?
26 Nisan 2026 tarihli paylaşımında Kendisi soruyor ve cevabı da kendisi veriyor İlhan Kesici; ASAL Araştırma Şirketinin birkaç gün önce açıkladığı siyasi anketin bana göre en önemli sorusu ve cevaplar aşağıdadır:
“Sizce bugün Türkiye’nin sorunlarını hangi siyasi parti çözebilir?”
Cevaplar çok manidar ve iktidar ve muhalefet partileri olarak üstünde çok düşünmemizi icap ettiren niteliktedir: AK Parti : % 24.0 CHP : %20.5 DEM Parti : %3.5 MHP :%2.5 HİÇBİRİ :% 35.5
Siyasette epey meşakkatli yollar kateden İlhan Kesici’nin ülkelerin ülkenin insanlarında çok kıymetli olan bir çeyrek yüzyılın ekonomik sosyal istihdam üretim genel analizini yaparak hatırlatıyor. Geçmişten ders çıkarmadan bu günlerin çaresi tedavisi ve telafisinin olmadığına da ısrarla vurgu yapıyor. Kesici bu milletin bu vatanın yetiştirdiği kıymetli bir bilge devlet adamı ekonomik liderlerden birisi. Türk milletinin ve gençliğin İstikbali için bir umut ve Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracak ülkemizin yetiştirdiği nadir devlet adamlarından birisi ve iyi bir takım oyuncusu…