Bu köşede genelde kimseden duymadığınız konuları, olayları, eylemleri dile getiren, farklı bakış açıları ile de ufuk açmaya gayret edenlerin görüşlerine yer vermeye özen gösteriyorum.
Herkesin bir bakış açısı, herkesin bir dünya görüşü, herkesin siyasi bir yakınlığı olduğu parti ya da liderler var şüphesiz.
Nitekim herkesin de bir oy hakkı var.
Ancak Dünya’da ki konjektürel gelişmlere dair görüş açıları ise yüzde yüz farklılık arz eden önemli konu başlıkları.
Hali ile bizim, sizin bakış açınıza denk gelmeyen, farklı düşünen, bizlerin gördüğünü göstermeye ya da kendi bakış açıları ile bizim düşündüğümüzü daha kestirmeden dillendiren isimlerin bakış açısı da çok önemli.
Zaman zaman görüşlerini paylaştığım Ramazan Kurtoğlu ile devam edeceğiz bugün.
Paylaşımlarını Ramazan Kurtoğlu@KurtogluRmzn ile x hesabından yapıyor.
Kitapları ve TV programları ile de görüşlerini kamuoyu ile paylaşıyor.
**
DUYDUNUZ MU?
Diyor ki Ramazan Kurtoğlu;
İki İran vardır.
Biri Türkler’in İranı ki Şii Sünni fark etmez bizim canımız.
Bir de, 2.Tapınağın yapılmasını sağlayan, Babil’i Yahudilerle işbirliği yaparak yıkan (MÖ 539) Kiros’un takipçisi Farisi-Pers Pakraduni derin İran.
MÖ 529 dan beri Türkleri sevmezler.
Şii veya Sünni fark etmez.
Türkiye’de 1925 Darbesi sonrası İran hakkında ne biliyoruz?
Dinimiz İslam’a sokulan bölgede kök salmış gizli cemiyetlerin kökenleri nerelere dayanıyor?
Ajanlar ve papazlar bölgeye molla kılığında ne zamandan beri giriyorlar?
Bugün olanları yarın olacakları anlamak için okuyunuz!
**
BİZ OLMAMALIYIZ!
Önemli bir uyarı...
Ramazan Kurtoğlu@KurtogluRmzn "Türkiye bu savaşın hiç bir noktasında yer almamalı.
Zira Osmanlı Türkiye’sinde çok acı bir tecrübemiz var.
“Sivastopal Faciası”
Ülkemiz yeni bir Sivastopal vakasına sebep olacak oldu bittilere karşı dikkatli olmalıdır.
Bu Savaş İran-ABD/İsrail arasında olsada, arkada Mesih formatlı üçlü bir savaş var.
1-ABD-Çin/İngiltere ekseni
2-Anglosakson Amerikan milliyetçileri ile 200 yıldır bu ülkeye hakim olan siyonistler arasında.
3-Askeri-Sanayi kompleksi ile küresel finans endüstrisi arasında.
Bu bir enerji veya petrol savaşı değil, bunlar tali unsurlar.
ABD de bir hocam şöyle demişti:
“F16 olmadan Mc Donald olmaz, Dolar olmadan ikisi de olmaz”.
2009’da Los Alamos’da yapılan bir similasyonda ABD için $ın tahtından inmesi nükleer saldırıdan yıkıcı olur ve savaş sebebidir.
NATO artık her anlamda İngiltere’nin kontrolü altındadır ve Küreselci ekseni temsil etmektedir. City of London/İngiliz Monarşisi ve Komünist Çin küreselleşmenin koç başıdır.
Trump’ın “NATO 2.0” göndermesinin arkasında “küreselci-ulusalcı” çekişmesi yatmaktadır.
**
EKONOMİYE DAİR BİR UYARI...
Yatırım Fonları içinde “Dört büyük” lerin en büyüğü Black Rock ‘ın CEO su Larry Fink ülkemizi ziyaret etti.
17 trilyon $lık fon büyüklüğü ve 2 milyon evin sahibi olan "Bahis Ekonomisi”nin dünyayı “Al-Sat” komutları ile yöneten bu devi aslında “ekonomik ve siyasal casusluk “üssüdür.
Bazıları ABD/Batı emperyalizmine saydırıyor (Haklılar) ABD’nin 40 trilyon $ borcunu anlatıyor ama Komünist Çin’e methiye düzüyor.
Tarihimizde bin yıldır Batı ile,4 bin yıl Çin’le savaştık ve bu ülke GSMHnın%200 borç altında.
Afrika’yı perişan etmiş emperyalist ve Uygurlara soykırım!
Financial Times Türk şirketleri ile alakalı bir analiz yayımladı ve ”çok ucuz, kelepir” diye yazdı.
Allah! Allah!
Düğün değil bayram hiç değil.
Türk şirketleri niye bu amcaların radarında göründü ki?!
**
DÜNYA EKONOMİSİ...
İşte size Ramazan Kurtoğlu’dan önemli veriler;
2025 te Dünyanın toplam Milli Geliri 110 trilyon$.
İç içe geçmiş Dört Büyük(Big Four) fon şirketinin (Black Rock-Vanguard-State Street-Fidelity) toplam fon büyüklüğü 50 trilyon$.
Bunlardan Black Rock (17 trl.$) CEO’su Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bakan Şimşeki ziyaret etti.
Neden, niçin?!
Yeryüzündeki toplam buğdayın %90 nını şu dört büyük gıda şirketi kontrol eder: ABCD diye bilinirler;
ADM, Bunge, Carhill, Louis Dreyfus
“Arap Baharı”nı kim tetiklemişti?
Neden-Niçin-Nasıl?
Başka sorum yok sayın Hakim.
**
TARİHİ BİR SORU?
Irak ve Kerkük’te niye kaybettik?
Karabağ meselesinde Sayın Cumhur Başkanı Erdoğan şu hatayı yapmadı.
Özal “Onlar Şii biz Sünniyiz” garip lafını etti.
Azerbaycan ve Kerkük’e o gözle baktı ve Kerkük gitti, Barzani azdı.
İran’daki Türklerin çoğunun Şii olması önemli değil onlar canımız.
**
KİMSEDEN DUYMADIKLARINIZ?
PAX MESIAH kurgulanıyor:
Tarih belli başlı “ PAX/Barış” dönemlerini anlatır ve hepsi bir millet ile anılır.
Pax Roma
Pax Ottoman
Pax British
Pax Amerika gibi.
Ancak “Pax Mesiah” din temelli ve bu bin yıllık krallık yeryüzündeki 4 insandan 3nün öleceği bir nükleer savaşı gösteriyor
Ortadoğu Babil den beri ”Kedinin fare ,Farenin kedi gibi ses çıkardığı” Tanrılar coğrafyasıdır:
Babil Tanrıları:12
Roma Tanrıları:12
İsrailoğulları kabileleri:12
İsa’nın havarileri:12
Şii imamlar:12
İster misiniz Çin ‘e karşı nükleer sahibi bir İran-ABD “Pax Mesiah” olmasın?!
**
ASIL HEDEF NEDİR?
İşte en can alıcı sorulardan birisine Kurtoğlu’nun cevabı:
Nihai Hedef;
-Semavi dinler yerine “Senkretik din” ve milliyetsiz-ailesiz cemaatler
-Sanal para-nkit parasız bir toplum
-Süper devletler yerine ulus üstü “süper firma” ların yönettiği dünya.
-Örnek mi Esseniler Tarikatı(m.ö2/m.s2Yy),halk ve “ Tanrının seçilmişleri Gardiyanlar”
“Sonun Zamanı” Babil Kültü-Kabala-Tevrat-İnciller-Talmud kaynaklı 500 civarında ”kehanet”lerde anlatılır.
-Bu dönemde Dünya’ya sarı ırk hakim olacak
Son seferde ”Edom”(Anadolu)işgal edilecek
Atomik bir savaş ile 4 insandan 3 ü ölecek.
İnanç böyle.
Elbette bunlar Kuran ile örtüşmez.
**
BEN, MERKEZİYETCİLİK...
Sanırım günümüzün hastalığı bu olsa gerek.
Aşırı ego ve megolamani.
Biraz da çok bilmişlik ve bencillik.
Ramazan Kurtoğlu'nun çağımızın hastalığı ile ilgili tespiti ve uyarısı şu yönde:
Günümüzde insanımızın, özellikle yeni yetme genç kuşakta, orta yaş kuşağında haddini-hakkını-adabını bilmeme hortlamış vaziyette.
Konuşma -oturma -yolda kalabalıklar arasında yürüme-toplu taşıma vasıtalarında vb adabı muaşeret iflas etmiş hep ”BEN”diyor.
Hep BEN densizliktir.
Acı!"
Kestirmeden biz de söyleyelim mi;
"Rabbena hep bana…"
Uzun tercümesi mi?
"Rabbena hep bana", sadece kendi çıkarını düşünen, bencil ve paylaşmayı bilmeyen kişiler için kullanılan bir deyimdir.
Genellikle "Rabbena hep bana, Rabbena hep bana" şeklinde vurgulanarak, açgözlülük veya adaletsiz paylaşımları eleştirmek amacıyla söylenir.
**
BİZİM MESELEMİZ…
Ramazan Kurtoğlu’nun şu sözleri ile bitiriyoruz bugünkü yazımızı…
Saygı
Sevgi
Güveni getirir.
Güven, birey ve toplumun mental-biyolojik sağlığını besleyerek psiko-somatik rahatsızlıkları önler.
Aksi at ile it izini birbirine karıştıran bir toplum yapısına sebep olur ki bunun ilk tezahürü de birey ve toplumsal ahlakta görülür.
Bizim meselemiz bu!
Ne demişti Kanuni Sultan Süleyman?
“Olmaya devlet Cihan’da bir nefes sıhhat gibi!”