EDEBİYAT HARCI/2003
Ali Rıza Navruz
Laçin Yayınları
3.Bölüm
Dünden Devamla...
""""
TOPLUMCULAR
Aslında “Toplumcu” terimi bir akımı bir doktrini savunmanın ve toplumlara bu yönde reçete sunmanın ötesinde geniş bir şiir ve nesir tarzını içine almaktadır.
Toplumcu şiir eski çağlardan beri hemen hemen bütün milletlerin edebiyatında mevcuttur. Edebiyatımızın ilk toplumcu şiirleri Şaman dörtlükleri, Kök Türk Kitabeleri, Kutadgu Bilig kitabıdır. Daha sonra divan edebiyatında Bağdatlı Ruhi, Nâbi, İzzet Molla başlıca toplumcu şairlerdir. Cumhuriyet başlarında önde gelen toplumcu şairlerimiz ise başlıca şunlardır; Şinâsi, Namık Kemal, Ziya paşa, Tevfik Fikret, Mehmet Akif, Nazım Hikmet, Nihal Atsız, Arif Nihat Asya.
1960-1970 –1980 yılları boyunca toplumcu şiir solcu çevrelerce el üstünde tutularak devam etmiştir. Ekmek, devrim, zulüm ve kurtuluş bu şairlerin rumuzu olmuştur sanki.
Toplumcu şiirin 1980 sonrasında herhangi bir dayanağı kalmamıştır. Artık bu şairlerimizde kapalı, gizemli bir üslupla toplumculuktan kaçmaya çalışıyorlar. 1940’tan sonra isim yapan toplumcu şairleri şöylece sayabiliriz; Cahit Irgat, A.Kadir, Fethi Giray, Ceyhun Atıf Kansu, Suat Taşer, Enver Gökçe, Ahmet Köksal, Şükran Yurdakul Ahmet Arif, Kemal Özer, Ataol Behramoğlu, Yaşar Miraç
ŞAİRLERİN ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER:
JOSE MANUEL
Falkon dağlarında
Jose Manuel... Jose Manuel
Çetecilerin yoksul gömleğine giren yel
Kabartır üç harfini
Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin.
Jose Manuel... Jose Manuel
Jose Manuel... Jose Manuel
Üniversite... Ekonomi, politik ekonomi
-Topladı alt alta bilgileri, çıktı halk eksik-
Bir kız arkadaşına anlattı bir gün:
Yoksulluğunu Venezuela’lı köylülerin
Jose Manuel... Jose Manuel
Bay saher, vali konağında
Amerikan profili bir komutana
Amansız olmasını söylerken çeteciler
Dağlardan ilk mektubu geldi oğlunun
Jose Manuel... Jose manuel
(Ceyhun Atıf Kansu 1919-1978)
ÇİLE
Bizim hiçbir hürriyetimiz yok,
Hiçbir hürriyetimiz.
Ne çalışmak ne konuşmak ne sevişmek.
Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,
Ben burda en büyük çileyi doldurayım.
Ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç.
Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur
Ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım
(A.Kadir 1917- 1985)
MEMNUNUM DİYEMEM
Memnunum diyemem yaşadığıma,
Bana bir şey söylemiyor
Bu deniz parçası, bu taka.
Gün bitti, yollara düştü kahır
Ötme vapur gelemem
Dört duvarla sarılmışım.
Sarmadı gitti beni
Bu yandan çarklı dünya;
İki yakam bir araya gelmiyor
Ivırı zıvırı caba.
Parmak -parmak çürüdü
Bir karış ömrüm.
Yalan şeyleri özlemişim, nafile
Nafile şiir yazmış, kahırla yıkanmışım,
Gülmüşüm, söylemişim, boş vermişim her şeye,
Senin için yaşamışım insanoğlu, nafile!
(Cahit Irgat 1916-1971)
MAVİ GÖZYAŞLARI
“Yaslamış başını bir yosun taşına balık
Ağlıyordu
Gözlerimle gördüm;
Gözyaşları maviydi...”
(Fethi Giray 1918-1970)
USANÇ
Usandım,
Yeşermesi umutsuz bahçeyi beklemekten...
Usandın,
Tarla kuşunun sesinden...
Usandım,
Bu yürekten, kendimden...
Usandım,
Durup- durup seni özlemekten!...
(Fethi Giray)
BİR HİKÂYENİN SONU
Ve günlerden sonra bir gün
Demir aldı limandaki gemiler
O yine sahilde bizimle
O eski yoldaşımız kimsesizlik
Saat işler
Zaman geçer
Ve insan unuturmuş.
(Suat Taşer 1919-*1982)
KORKU
Gölgemizden korkar olduk
Selam vermekten düş görmekten
Kapımızı çalan postacıdan dilenciden
Kundaktaki çocuğumuzdan
Saksıdaki çiçeğimizden
Aynadaki hayalimizden de korkar olduk
Gün biter korku bitmez
Yağmur diner korku dinmez
Deniz uyur, yıldızlar söner
Bulutlar gelir gider
Korku gelir gitmez.
(Suat Taşer)
"""
Devam Edecek..