Türkiye gündemden gündeme savruluyor.
Malum en önemli konu başlıklarından birisi Süreç.
Ancak bu sürecin ne olduğunu, neleri kapsadığını, kimlere ne sözler verildiğini tam olarak kimse bilmiyor.
Bugün bu konuya dair TBMM’de haklı bir serzenişte bulunan İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili, Ceza Hukukçusu Uğur Poyraz’ın görüşlerine yer vereceğim.
Bu köşeyi takip edenler sanırım hatırlarlar.
Kendisini bu sütunlarda daha önce de ağırlamıştım öne çıkan söylemleri ile.
Bugün yine öne satır başarı ile kendisine kulak veriyoruz.
Hazır mısınız?
“SÜREÇ” LAFI DOLANIYOR
Kendisini x hesabında UĞUR POYRAZ@UGUR__POYRAZ paylaşımlarından takip etmeniz mümkün.
Öncelikle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin “Süreci zehirleyecek hiçbir istismara asla müsaade etmeyeceğiz.” sözünü alıntılayarak bakın ne diyor gelinen noktaya dair Poyraz?
“Bu süreç nedir?
Herkesin ağzında bir “süreç” lafı dolanıyor ama ortada sadece teröristlere af var!
Süreç dediğiniz teröriste af ise o zaman bunu mertçe söyleyin.
Kullan at yazarları, yorumcuları, sosyal medya şarlatanları, din istismarcıları hepsi bir ağızdan;
“Süreç şöyle önemli, böyle hassas, aman dikkat edilsin!” tekerlemesi ile huzurdalar.
“Aman efendim, sürece karşı çıkanlar Kürt düşmanlığı yapıyorlar!” diyeni bile var!
Ben kendi adıma terörist affına karşı çıkıyorum.
Süreç konusuna gelirsek;
Terörist affı dışında ortaya koyduğunuz ne var mesela?
-Demokrasi?
-Hukuk?
-Adalet?
-İnsan Hakları?
-Özgürlükler?
Şu süreci bir anlatın!
Giriş-gelişme-sonuç olarak anlatın!
Teröristin değil milletin anlayacağı dilden anlatın!”
MAALESEF KİMSE BİLMİYOR!
Evet…
İşin acı tarafı bu.
Aynı zamanda en kötü tarafı da bu.
Birileri sizin adınıza hiçte hesapta olmayan, kalemin bile yazmaya utandığı konu başlıkları ile “Kapalı Kapıla” arkasında pazarlıklar kesiyor ve tüm topluma dayatıyor.
Referanduma götürseler çok iyi biliyorlar ki kesinlikle yüzde 75’ten fazla “Hayır” çıkacak.
Bunu bildikleri için iktidar kanadının son dönemde ince hesaplarla toparladığı ve daha önceden kurgulanan 400 vekil hesabı fazlası ile aşılarak TBMM’de her şeyin arkasını dolanarak sözüm ona bir oylama ile kapıyı aralıyorlar.
Sonrası malum.
Peki nereye kadar?
TERÖRİSTE AF YASASI ÇIKALI 1 AY OLDU!
Diyor ki Poyraz, “Teröriste Af yasası çıkalı 1 ay oldu!
Terör hükümlüsüne ev mi dersin,
Teröristleri anma etkinlikleri mi dersin,
Sürecin yapımcısı ve yönetmeni ABD’nin resepsiyonuna koşa koşa gidenler mi dersin,
Memleketi gezip, bu ihanet yasasını övmeler mi dersin,
Teröriste af yasasına evet deyip sahada utanmadan Cumhuriyet utanmadan Mustafa Kemal Atatürk diyenler mi dersin,
Teröristleri af edip milleti, yargı sopasıyla korkutanlar mı dersin,
Kurum amirlerinden memurlara sürece katkı için genelge yazılması mı dersin,
Tüm bu rezilliklere karşı durduğumuz için bizi kanla beslenen diye ilan edip, süreci sabote edenler diye itham edeni mi dersin,
Herşey ama herşey bir delirmişlik sınırını çoktan geçmiş!
İhaneti bile ballandıra ballandıra anlatıp,
Tüm saydıklarımı can hıraş şekilde icra ediyorlar.
Ama herkes emin olsun ve bilsin ki;
Büyük Türk Milleti bu rezil kampanyayı da, bu büyük cüreti de cumhuriyeti, milli kimliğimizi ve üniter yapımızı hedef alan bu derin ihaneti de affetmeyecek!
TBMM’de onlar 467 kişiler!
Biz ise TBMM’de 27 milletvekiliyiz!
Asilleri hesaba katınca ise biz Büyük Türk Milletiyiz!”
ORTADA 2 RAPOR VAR”!
Ne kadar enteresan değil mi?
Herkes kendi işine geldiği gibi yontuyor.
Ve…
İşin ilginci ortada kaç tane rapor var kimse işin aslını bile bilmiyor.
Bu konuda dair Poyraz’ın tespiti ve göndermesi ise şu şekilde;
Bir de gönderme yapıyor MHP'li Fethi Yıldız'a ve soruyor Poyraz;
Sayın @YildizFeti, “Önüme konuşmanızın bu kesiti düştü.
Hatırlatmak isterim ki;
Ortada 2 rapor vardır.
İlki, MHP’nin komisyona sunduğu kendi rapordur.
İkincisi ise; komisyonun nihai rapordur.
Temsil ettiğiniz MHP’nin komisyona sunduğu raporu beğenen bendim.
Bunu da size bizzat ifade etmiştim.
Aynı dönemde DEM Parti Genel Başkanı başta olmak üzere o cenahtan raporunuza yüksek tondan tepki verilmişti.
O gün için size ifade ettiğim cümle dün gibi aklımda.
“Raporunuzda katılmadığım yerler olmakla birlikte genel olarak Genel Başkanımız Sayın Dervişoğlu’nun kaygıları, beyanları, itirazları ve tepkileri ile örtüşüyor” demiştim.
Nihayetinde de;
MHP’nin komisyona sunduğu raporun ne içeriği ne de ruhu nihai rapora yansımadı.
DEM Partinin raporu esas alındı.
Terör hükümlüsü öcalanın hastalıklı fikir dünyası nihai rapor haline geldi.
Komisyona katılan tüm partiler de hiç çekinmeden imzaladılar.
Keşke, komisyona sunduğunuz kendi raporunuzun arkasında durabilseydiniz.
Keşke, Cumhuriyet safında kalabilseydiniz.
Keşke bir terör hükümlüsünün reçetelerinin değil milletin vicdanının gereğini yapabilseydiniz.
Keşke, başkalarının gelecek, makam ve siyasi kaygılarının değil mesleki ve siyasi tecrübenizin gereği Büyük Türk Milletinin gelecek kaygılarının savunucusu olabilseydiniz.
HANGİ DEMOKRASİ?
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, kendi gurubu adına konuşan hatibe de sitem ederek iktidarı eleştirerek isyan etti:
“Raporun yayımlandığı günden beri 14 belediye başkanın tutuklandı.
Daha hafta sonu 2 belediye başkanın tutuklandı.
Hangi demokrasiden bahsediyorsunuz?
“Terörsüz Türkiye” sloganı ile başlattığınız sürecin çıktısı olan yasa;
Teröristleri affetmek!
Ret oyu vermiş 2 @iyiparti’li vekili transfer etmiş olmanıza siyasi ve ideolojik bir gerekçe aramanıza gerek yok.
Çünkü bu durum vekillerin kişisel, sizin kurumsal ahlakınız ile ilgili.
İnsan, tercihlerinin toplamıdır!
Siyaset, başkasını ithamla değil kendini izah ile mümkündür!
Başkalarının ne yaptığı bizi hiç ilgilendirmez ve bağlamaz.
Biz;
-Ne yapacağız?
-Nerede duruyoruz?
-Büyük TÜRK milletine nasıl hizmet edeceğiz?
Gerisi lafügüzaf!
Bu soruların cevapları için Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun (@MDervisogluTR) tespit ve önerilerini takip etmeniz yeterlidir.
Son söz mü Poyraz'dan “Bütün siyaset mühendislerinin düğmesine eşzamanlı basılmış.
Cumhuriyet hedefe konulmuş! Teröristler affedilmiş!
Memleket elden gidiyor!
Vatandaş perişan ve korkuyor!
Bunlar kampanya peşinde. Yerin dibine batsın sizin siyasetiniz de kampanyalarınız da yalanlarınız da.
Artık bu parlamento 1 Ekim itibariyle yasama faaliyetini yapamaz, anca mış gibi yapar!”