Sanırım zurnanın zurt dediği yer burası.
Bakın neyden şikayet ediyor başkan Büyüksimitci?
Bugün sanayicinin yalnızca yüksek faizle değil finansmana erişimde yaşadığı güçlükler, yüksek üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile azalan kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, son dönemde artan konkordato ve iflas haberlerinin üretim hayatı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.
Sanayicinin karşı karşıya olduğu finansman yüküne dikkat çeken Büyüksimitci, "Bugün birçok işletmemiz kârını yatırımına, üretimine ya da ihracatına değil finansman giderlerine harcamak zorunda kalmaktadır. Sanayicimiz alın teriyle kazanıyor, kazandığını faize veriyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin geldiği yer burası maalesef.
Faizle mücadele ve Nas’tan sonra tablo ortada.
Birileri bu işten büyük götürürken, sanayici de batıyor göz göre göre.
SANAYİNİN EKONOMİDEKİ
PAYI NE YAZIK Kİ AZALIYOR
Ne kadar acı bir başka tespit değil mi?
Sanayinin ekonomideki payı azalıyor!
Peki bu tespiti kim yapıyor?
Kayseri Sanayi Odası Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısında konuşan Meclis Başkanı Abidin Özkaya.
Kayseri Sanayi Odası Haziran Ayı Olağan Meclisinde açılış konuşmasını yapan Abidin Özkaya, ekonomisindeki güncel gelişmeleri değerlendirerek, Merkez Bankası'nın temmuz ayı faiz toplantısında reel sektörün faiz indirimi beklentisinin karşılanmadığını belirterek, alınan kararın düşük kur ve yüksek faiz ortamının bir süre daha devam edeceğine yönelik güçlü sinyaller verdiğini ifade etti.
Peki bunu neye dayandırarak söylüyor Özkaya?
İstihdam verilerinin de üretim tarafındaki sıkıntıları ortaya koyduğunu ifade eden Özkaya, 2025 yılı verilerine göre sanayi ve tarım sektörlerinde yaklaşık 450 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, hizmetler ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 380 bin kişilik artış gerçekleştiğini belirtti.
Bu tablonun sanayi ve üretimin ekonomi içerisindeki payının giderek azaldığını gösterdiğini ifade eden Özkaya, üretim ekonomisinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Önemli uyarıları oldu, Özkaya’nın konuşmasında.
Bu konuşmadan satır başları ile devam edelim mi?
YABANCI SERMAYE İSTİHDAMA
VE KATMA DEĞER OLUŞTURMALI
Bu durumun kısa vadeli sermaye girişlerini teşvik eden mevcut ekonomik yaklaşımın devamı niteliğinde olduğunu dile getiren Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını, ancak ihtiyaç duyulan yabancı sermayenin yatırıma üretime, istihdama ve katma değer oluşturan alanlara yönelen doğrudan yatırımlar olması gerektiğini söyledi.
Ekonominin fotoğrafını çeken ve mevcut düşük kur ve yüksek faiz ortamının en büyük yükünü üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren reel sektörün taşıdığını vurgulayan Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek faiz getirisi sağlayan mevduat hesaplarında değerlendirildiğini, yıllık faiz giderlerinin yatırım bütçelerinin çok üzerine çıktığını ifade etti.
Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi genişleme sınırları nedeniyle finansmana erişmekte zorlandığını belirten Özkaya, bu durumun sanayiciyi yatırım yapmaktan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme mücadelesi vermeye zorladığını kaydetti.
YÜKSEK FİNANSMAN MALİYETİ
YATIRIMLARI TEHDİT EDİYOR
Yüksek kredi faizlerinin sanayi kuruluşlarının mali yapıları üzerindeki olumsuz etkilerinin İSO İlk 500 ve İSO İkinci 500 Sanayi Kuruluşu araştırmalarında da açık şekilde görüldüğünü belirten Özkaya, ilk bin büyük sanayi kuruluşunun elde ettiği kazancın büyük bölümünün finansman giderlerine ayrıldığını söyledi.
Bu durumun üretimin sürdürülebilirliği ve gelecekte yapılacak yatırımlar açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.
REEL SEKTÖRE YÖNELİK
DESTEKLER ARTIRILMALI
Reel sektörün yeniden güç kazanabilmesi için ticari kredilerin tüketici kredilerinden ayrıştırılarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Özkaya, ihracatçılar ve imalatçılar için ilave finansman destekleri sağlanmasını, istihdam üzerindeki mali yüklerin azaltılmasını istedi.
Ayrıca, kamu tarafından sunulan mal ve hizmetlerdeki fiyat artışlarının daha dikkatli planlanmasının ve kamuda tasarruf anlayışının güçlendirilmesinin önemine işaret eden Özkaya, özellikle toplu taşıma ve karayolu yük taşımacılığında kullanılan akaryakıta yönelik destekleyici uygulamaların hayata geçirilmesinin hem üretim maliyetlerini azaltacağını hem de enflasyonla mücadeleye önemli katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
"ÜRETİM EKONOMİSİNİN AYAKTA
KALMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR"
Gelelim KAYSO Başkanı Büyüksimitci’nin girizgahta verdiğimiz haklı isyanından sonra konuşmasının diğer satır aralarına ve mesajlarına.
KAYSO Başkanı Büyüksimitci, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin ve uygulanan sıkı para politikasının üretim kesimi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi.
Büyüksimitci, dünya ekonomisinde artan belirsizlikler, ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalara dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin de yüksek enflasyonla mücadele sürecinde sıkı para politikasının üretim kesimi üzerindeki etkilerini hissettiğini ifade etti.
ENFLASYONLA MÜCADELE
Enflasyonla mücadelenin önemine vurgu yapan Büyüksimitci, "Enflasyonla mücadele elbette hepimizin ortak hedefidir.
Fiyat istikrarı sağlanmadan sürdürülebilir büyümenin mümkün olmadığını biliyoruz.
Ancak üretim ekonomisinin ayakta kalması da en az bunun kadar önemlidir. Çünkü üretimin olmadığı yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı refahtan söz edebiliriz" dedi.
FİNANSMAN MALİYETİ
YATIRIM ÖNÜNDE ENGEL
"Finansman maliyetleri yatırımların önündeki en büyük engel" tespiti ile sözlerine devam eden ve İSO 500 araştırmasının sonuçlarının da bu tabloyu doğruladığını ifade eden Büyüksimitci, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârlılığının gerilediğini, finansman giderlerinin ise tarihi seviyelere ulaştığını belirtti.
Büyüksimitci, "Üretim yapan işletmelerimiz ayakta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü uzun süre taşıması mümkün değildir" diye konuştu.
ÖNGÖRÜLEBİLİR EKONOMİ,
ERİŞİLEBİLİR FİNANSMAN
Sorunların aşılması bağlamında "Sanayicimizin beklentisi öngörülebilir ekonomi ve erişilebilir finansman" şeklinde konuşan ve ekonomi programının temel hedefi olan dezenflasyon sürecini desteklediklerini belirten Büyüksimitci, bu süreç yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayinin rekabet gücünün zayıflamamasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Sanayicinin bugün en büyük sorununun talep değil finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, "Üretim yapabilecek kapasitemiz var, sipariş alabilecek tecrübemiz var, ihracat yapabilecek gücümüz var. Ancak uygun maliyetli finansmana ulaşamayan işletmelerimizin bu potansiyelini hayata geçirmesi her geçen gün zorlaşıyor" dedi.
Üretim ekonomisini güçlendirecek ilave adımların atılması gerektiğini ifade eden Büyüksimitci, kredi kanallarının özellikle üretim yapan firmalar açısından daha erişilebilir hale getirilmesi ve reel sektörün finansman yükünün azaltılmasının üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz ettiğini kaydetti.
SANAYİCİNİN TALEPLERİNİ
DOĞRUDAN AKTARIYORUZ
Başkan Büyüksimitci, konuşmasının son bölümünde de reel sektörün finansmana erişim sorunlarının çözümü noktasında gerçekleştirilen istişare toplantılarının önemine dikkat çekti.
TOBB’un ev sahipliğinde aynı gün kamu banka genel müdürleri ardından Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın katılımıyla düzenlenen toplantılarda sanayicilerin beklenti ve taleplerini doğrudan aktardıklarını söyleyen Başkan Büyüksimitci, her fırsatta bunu her platformda dillendirdiklerini kaydetti.
Son olarak, yaşanan tüm zorluklara rağmen ülkemize, üretime ve geleceğe olan inançlarının tam olduğunu ifade eden Başkan Büyüksimitci, “Devletimizin üretimi destekleyen politikaları, iş dünyamızın azmi ve özel sektörümüzün dinamizmiyle Türkiye’nin bu süreci de başarıyla aşacağına inanıyoruz” şeklinde konuşmasını tamamladı.
HERKESİN HAKLI
ENDİŞELERİ VAR!
Geçtiğimiz günlerde yukarıda vurguladığımız görüşlerin paylaşıldığı Kayseri Sanayi Odası Haziran ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Abidin Özkaya başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımı ile gerçekleştirilirken ortaya çıkan tablo geleceğe dair pekte iyimser değil aslında.
Siz kabul etseniz de, etmeseniz de…
Zira son dönemde artan konkordato ve iflas haberlerinin üretim hayatı açısından önemli bir uyarı.
Kayseri’de koca koca firmalar batıyor, konkordato ilan ediyor ya da el değiştiriyor.
Fabrikalarını bölerek kiraya verenlerin, üretemeyen, batmamak adına, ömrünün son deminde rezil olmamak için direnen, küçülmeye gidenlerin sayıları da hiçte azımsanamayacak kadar çok.
Herkesin haklı endişeleri var.
Herkesin ciddi çözüm beklentileri ve umutları da.