Çerçeve Yasaya dair Türkiye’de konuşan birkaç kişi var.
Sanırım yazan da…
Bakın ne diyor?
“Adı ‘toplumsal birliktelik’ olan 12 maddelik yasa teklifinin içerisinde, toplumsal birlikteliği doğrudan sağlayacak hangi madde yer alıyor?”
Kim mi?
Zaman zaman bu köşede kendisini ağırlıyorum.
Merhum babasının 20 Yıl önce söylediği ve kimsenin o zaman itibar etmediği ancak bu günlerde herkesin nerede ise “Allah rahmet eylesin BTP Genel başkanı Prof.Dr. Haydar Baş, bunları söylemişti de inanmamıştık!” diye hayıflandığı ismin genç, siyasetimizin parlayan yıldızlarından birisi oğlu Hüseyin Baş.
TBMM’de de olmalı gelecek dönemlerde.
İŞTE SİZE SORULAR…
Evet başlıyoruz.
Hüseyin Baş soruyor.
Maalesef bu sorulara bu ülkede cevap verecek babayiğit yok!
Hüseyin Baş’tan 'Çerçeve Yasa' tepkisi:
Baş “Sert sorular yöneltti”
Tabir yerinde ise tam da “Çerçeve Yasaya, Çerçevelik Sorular”dı bunlar.
İşte size Hüseyin Baş’ın Çerçeve Yasaya, yönelik Soruları;
1- Meclis’ten bir yasanın geçmesi için salt çoğunluk yeterliyken ve AK Parti, MHP ve DEM Parti bu sayıya çok rahat ulaşabiliyorken; çerçeve yasa için neden Meclis’teki tüm partilerin katılımı isteniyor?
2- Anayasa değişikliğinin ön adımı niteliğinde olduğu söylenen bu çerçeve yasa, iddia edildiği gibi herkesin istediği ve toplumsal mutabakatın sağlandığı bir düzenlemeyse, neden milletin önüne götürülüp referanduma sunulmaya cesaret edilemiyor?
3- Adı “toplumsal birliktelik” olan 12 maddelik yasa teklifinin içerisinde, toplumsal birlikteliği doğrudan sağlayacak hangi madde yer alıyor? (Hukuki değerlendirmem; teklif sadece infaz düzenlemesinden ibaret çerçeveyi böyle koymak lazım)
4- Terörist başının bu yasayı onayladığı basında yazılıp çiziliyor. Ne zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti’nde bir yasa çıkarılırken, Meclis’te milletin seçtiği vekillerin dışında herhangi bir kişinin onayı aranıyor?
5- Son olarak; aylardır komisyonda oturup kalktınız, toplantılar yaptınız… Allah aşkına, hazırladığınız yasa teklifi bu mu?
Evet…
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, TBMM gündemindeki 12 maddelik çerçeve yasa teklifine ve yürütülen sürece ilişkin çok sert eleştirilerde bulunarak beş kritik soru yöneltti.
Meclis'teki sayısal dengelere ve tüm partilerin sürece dahil edilme çabasına dikkat çeken Baş, “Meclis’ten bir yasanın geçmesi için salt çoğunluk yeterliyken ve AK Parti, MHP ve DEM Parti bu sayıya çok rahat ulaşabiliyorken çerçeve yasa için neden Meclis’teki tüm partilerin katılımı isteniyor?” dedi.
Teklifin toplumsal mutabakat ve anayasa değişikliği boyutuyla çeliştiğini vurgulayan Baş, “Anayasa değişikliğinin ön adımı niteliğinde olduğu söylenen bu çerçeve yasa, iddia edildiği gibi herkesin istediği ve toplumsal mutabakatın sağlandığı bir düzenlemeyse, neden milletin önüne götürülüp referanduma sunulmaya cesaret edilemiyor?” sorularını sordu.
HUKUKÇU GÖZÜ İLE SORUYOR!
Hukuki değerlendirmesini de paylaşan BTP Lideri, 12 maddelik teklifin içeriğini eleştirerek şunları söyledi:
Kendisi bir Avukat.
Konuya bu mecradan da bakıyor.
Ve diyor ki Baş;
“Adı ‘toplumsal birliktelik’ olan 12 maddelik yasa teklifinin içerisinde, toplumsal birlikteliği doğrudan sağlayacak hangi madde yer alıyor? Hukuki değerlendirmem teklif sadece infaz düzenlemesinden ibaret, çerçeveyi böyle koymak lazım.”
Basında yer alan onay iddialarına ve aylardır süren komisyon çalışmalarına tepki gösteren Hüseyin Baş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Terörist başının bu yasayı onayladığı basında yazılıp çiziliyor.
Ne zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti’nde bir yasa çıkarılırken, Meclis’te milletin seçtiği vekillerin dışında herhangi bir kişinin onayı aranıyor?
Son olarak; aylardır komisyonda oturup kalktınız, toplantılar yaptınız… Allah aşkına, hazırladığınız yasa teklifi bu mu?”
İŞTE SİZE GERÇEK MİLLİ
MUTABAKAT ÖNERİLERİ….
Peki bu kadar eleştiri var da gerçek manada bu ülkenin milli ve manevi dinamiklerine yönelik gerçek manada çözüm önerileri, milli mutabakat talepleri yok mu?
Buyurun:
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur:
Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.
Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.
Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.
Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.
Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.
Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.
Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.
Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.
Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.
Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.
Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.
Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.
Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak.
2024’DE Kİ KONUŞMASI…
Bu arada Hüseyin Baş’ın 2024’deki konuşması tekrar gündem oldu:
“Sanmayın ki diğerleri iyi, hepsi oyunun parçası…
Bu öyle bir düzen ki birbirlerinin sırtına dayanmışlar.
Birini yıksak diğeri kalmayacak.
Hangisini yıkacağınızı siz bilirsiniz…
“Galileo yargılanıyor.
Yargılanma sebebi ‘dünya dönüyor’ dediği için.
Yargılanma sonucunda kendisine ceza veren mahkemeye dönüp şunu diyor;
Dünya yine de dönüyor.”
SORUMLULUK ALMA ZAMANI...
“AKP-CHP-MHP-DEM
Son genel seçimde %90’a yakın oy aldı.
Yarın seçim olsa yine aynı oyu alırlar.
Kim ekonomiden memnun?
-Hiç kimse
Kim Apo’yla müzakere sürecini destekliyor?
-Hiç kimse
%90 oyu kim veriyor?
-O hiç kimse
Beklemeyin Türk Milleti!
Bizim sorumluluğu almamız lazım…
GEREĞİNİ YAPACAKLAR!
Söz bitti.
Yazı da…
Sanırım herkes alması gerekeni biliyor.
Üzerine düşeni de.
Artık kabul etmeliyiz elimizde bir kaç genel başkan ve 1 cumhurbaşkanı adayı seçeneği kaldı.
Müsavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ, Hüseyin Baş ve Mansur Yavaş.
Yusuf Halaçoğlu, Namık Kemal Zeybek, Rifat Serdaroğlu ve birkaç iyi adam daha…
Onlar, Türkiye'nin Cumhuriyet ayarlarına dönmesi için üstlerine düşeni yapacaktır.
Diğerleri zaten TBMM’de yapması gerekeni çoktan yaptılar.