Yeni haftaya başlıyoruz.
Ramazan Kurtoğlu@KurtogluRmzn ile devam ediyoruz.
Diyor ki Kurtoğlu; "Her gördüğünüze balıklama atlamayın!"
Ve ekliyor: "Her gördüğünüze balıklama atlamayın!
Yapay zeka, Biyogenetik, Nöropsikoloji
Pek çok şeyi zıvanadan çıkaracak.
Özel hayatın mahremiyetinden tutunda bilimsel çalışmalara kadar.
Algılardan gıda ve ilaç endüstrisine değin her şey istismara açık!
Yeryüzünde olanlar: Gıda ve su on şirketin elinde
Tahıl dört şirketin kontrolünde
Altın üç, gümüş yedi bankanın
İlaç bir düzine şirketin cebinde
Para ve tedarik zinciri koptu
Enflasyon-savaş-işsizlik ve kontrollü çöküş
Büyüklere masallar ise tam gaz!
Cebimizde-beynimizde yanacak!"
İNŞAATLAR ŞEKİL DEĞİŞTİRECEK!
Türkiye sanırım bu alanda doymuş durumda.
Geleceğe dair çok farklı tezler var ortada.
Bakın bu konuya dair Ramazan Kurtoğlu’nun tespiti ve önerisi ne?
"Önümüzdeki 3-5 yılda inşaat teknolojisi ve şekli değişecek.
Bildiğimiz inşaat sisteminin yerini fabrikada imal edilmiş modüler sistemler alacak.
Bu husus hem aylarca süren inşaat sürecini zaman olarak kısaltacak hem de maliyetleri düşürecek.
ABD de çoktan başladı bile."
HER ŞEYE HAZIRLIKLI OLMALIYIZ.
“Her şeye hazırlıklı olmalıyız.” uyarısı ile dikkat çeken Kurtoğlu, devamla şu önemli ikazlarda bulunuyor:
İktisadi-siyasi-sosyal, bölgemizde olan her şey üçüncü harbin bir mütemmim cüzü ve ülkemiz her taraftan adım adım kuşatılıyor.
Ana hedef ülkemiz!
Her gün daha çok öngörülemez bir Dünya’ya uyanıyorsak şu üç şeyi öğrenmeliyiz:
Sakin kalmak,
Yeni beceriler kazanmak
Öğrenmek
Gıda-su-ilaç üçgeninde eşek yoncasından ebegümecine yörenize ait otları öğreniniz!
ÇÖKÜŞE DAİR BİR HATIRLATMA...
Bilgi ve birikimi ile geriye ve ileriye dönük olayları okuyor ve tüm bağlantıları kuruyor Kurtuoğlu;
"Sanayi Devrimi ile Dünyayı dönüştüren büyüme motoru 1913-1950 arasında durmuş, iki savaş yaşanmıştı.
GSYH 1870-1913 arasında yıllık % 1.30 dan 1913/50 arasında % 0.91 düştü.
Dünya ekonomisi 2020 den beri benzer bir SOS veriyor
O zamanda bugünde aynı çöküş işliyor:
Para ve ticaret!
Kıymetli kardeşlerim biz “işimizi kışa tutalım yaz gelirse bahtımıza.”
Gümbür gümbür üçüncü harp geliyor.
Batıda ki hazırlıklar bu yönde.
Ateşin merkezi Doğu Akdeniz ve Pasifik gözüküyor.
Hangi otlar ne işe yarar ve temiz su nasıl elde edilir öğrenin lütfen.
Hürmüz derken Babülmendep Boğazı krizi devreye sokuldu.
Adım adım Armagedon yeni Ortadoğu haritası ve esas ABD-Çin savaşına hazırlık dolu dizgin geliyor.
Sadece bir günah keçisi yaratılıyor ve zamana oynanıyor.
Ekonomik kıyamet siyasi-askeri manevralarla örtülüyor.
Ülkemiz adım adım bir savaşın içine çekilmek isteniyor.
NATO’nun İngiliz ekseni Türkiye’yi Rusya ile ABD ekseni ise İran ile çatıştırmak istiyor.
Diğer taraftan Batı, malum ülke ile Türkiye’yi çatıştırarak hem bizi hem malum ülkeyi budamak hesabında.
Zor günler kapıda.”
MİLLETLER ARASI EKONOMİ
“Milletler arası ekonomi iki hat üzerinde yürür.” tespitine ilaveten diyor ki Kurtoğlu;
Para transferleri.
Tedarik zinciri.
Tedarik zincirinin ana omurgası boğazlar ve gemilerdir.
Tedarik zincirleri tamir edilemeyecek kadar büyük yapılar olup yıkılır ve yenisi savaşlarla kurulur.
Zincir kopmuş paramparça olmak üzere.
KALKINMANIN TEMELİ…
İşte size Kurtoğlu’ndan kalkınma modeli:
“Bir millet üç elin bir araya gelmesiyle kalkınır:
Birinin ürettiği bilim ve teknoloji
Diğerinin cebindeki para
Ötekinin iş gören elleri
Bir kovanda kraliçe ve arılar vardır.
Arı kolonisi aynı bölgedeki poleni elde etmek için yarışır.
Umut ve yarış düzenin esasıdır.”
1984 HORTLAYACAK
İşte kritik bir tespit daha
Ramazan Kurtoğlu@KurtogluRmzn
"Yeni ırkçılık metodolojisi geliyor.
Tarihi olarak teolojik ve mitolojik "üstün ırk-seçilmişler” meselesi malum.
Bilim ve teknoloji üzerinden
Genetik ve biyoteknolojik gıda ve ilaçlar
Yapay zeka.
Yarım yamalak demokrasi oyununu bitirecek.
George Orwell in 1984 hortlayacak.
21Yüzyıl tarihte hiç olmadığı kadar insanları değiştirip dönüştürecek.
Bir yanda gerçeklik
Öte yanda sanal gerçeklik.
Bir yanda su.
Diğer yanda susamış ruhlar ve bedenler.
Fark edenler ve tedbirli olanlar kazanacak,
fark edemeyenler yok olacak.
Ahlak-Bilim ve Milli tarih tek çare!”
ASIL BEKA SORUNU BU...
Bakın en öneli bir konu başlığı ve gerçek beka sorunu.
Ne diyor Kurtoğlu?
"Bir milletin bekası için genç nüfusun % 30'un altına düşmemesi gerekir.
Ülkemizde şu anda % 20 önümüzdeki beş yılda % 15'e düşecek.
Nüfuz artışı 2000'de 2.49,2025'te 1.42 ve 2.41'in altı alarm, 1.70 felakettir.
Şehirleşmeyi tersine döndürmeli köy ilkokullarını açmalı köy teşvik edilmeli.
Ülkemizde 1980'lerden itibaren köylüyü-çiftçiyi fakirleştirdik, köyleri boşalttık.
Bugün nüfusumuz 90 milyon, 13 milyon sığınmacı, 35 milyon turiste mukabil üretici çiftçi 650 bin.
ABD, Kanada, AB ve Çin’de köylü şehirliden daha zengin.
Köy, tarım hayvancılık ve tohum politikası değişmeli.
Bir millet nasıl yok edilir?
Ukrayna!
Önce bir soytarı Devlet Başkanı seçtirilir.
Adam ne devletin D’sini ne de tarih bilir.
Sonra ortaya karışık NATO-AB sürülür
Rusya için işgal şartları oluşmuştur.
Ülkenin 3 milyon genç kadını vatanının terk eder, 2 milyon genç erkek ölür. Barış?!
GEÇMİŞTEN DERS ALIP,
GELECEĞİ OKUYABİLMEK
Bu konu başlığı son derece önemli.
İnsanlar tarihten genelde ders almıyorlar.
Sonra da aynı hataları tekrar ediyor ve adına da “Tarih Tekerrür etti” diyorlar.
Bu nedenle Ramazan Kurtoğlu’nun yaptığı tespitler, geleceğe yönelik öngörüler ve uyarılar dikkatle etüt edilmeli ve güncele en kısa sürede uyarlanmalı.
Türkiye’nin temel sorunu günü yaşaması.
Geleceğe dair sanırım kimsenin ciddi bir endişesi yok.
En büyük dezavantajımızda bu zaten.