Erich Fromm diyor ki Erdem ve Mutluluk üzerine;
"Yaşamak da başlı başına bir sanattır.
Gerçekte insanın uğraşması gereken en önemli,
aynı zamanda en güç ve en karmaşık sanattır.
Yaşama sanatında, insan hem sanatçıdır,
Hem de sanatın objesidir.
Hem heykeltraş, hem mermerdir.
Hem doktordur, hem de hastadır.''
**
DİNLEMEYİ VE…
SUSMAYI ÖĞRENDİM…
Dinlemeyi öğrendim, susmayı becerebilmek için.
Susmayı öğrendim, çok konuşup pişman olmamak için
Sevgiyi öğrendim, nefrete yenilmemek için,
Şükretmeyi öğrendim, nankör olmamak için,
"Evet" demeyi öğrendim, insanlara şans verebilmek için,
"Hayır" demeyi öğrendim, sonunda üzülmemek için.
"Olur" demeyi öğrendim, insanların neler yapabileceklerini görmek için,
"Olmaz" demeyi öğrendim, sınır koyabilmek için
"Şimdi" demeyi öğrendim, şu anın kıymetini bildiğim için,
"Sonra" demeyi öğrendim, bazı şeyleri ertelemek gerektiği için..
Sabretmeyi öğrendim, her şeyin zamanı var,bildiğim için...
Gülmeyi öğrendim, yaşama tutunabilmek için...
SAGOPA KAJMER
**
YARIN BELKİ ÇOK GEÇ!
Yarın belki de çok geç sevmeye,
Sevdiğini söylemeye.
Bugün hiç erken değil ölmeye,
Bu diyardan göçmeye...
Henüz vakit varken, yüreğini dökmeye,
Vuslata ermeye.
Sevdiğine sarılıp öpmeye,
Yanındayken kıymetini bilmeye.
Henüz vakit varken,
dargınlıkları gidermeye,
Gönüllere girmeye.
Yarını beklemek, ertelemek niye!..
RESUL ÇELEBİ
**
HİÇ YILDIZLARA BAKTINIZ MI?
Hiç yıldızlara baktınız mı?
Bu gece, hiç yıldızlara baktınız mı?
Sizin şehrinizin üzeri de yıldızlık mı?
Hangi yıldız sizin?
Tava yıldızların yanındaki parlak olan mı?
Çoban yıldızı mı, hangisi..?
Gökyüzünden bir yıldız kayarken,
dilek tuttuğunuz oldu mu hiç?
O dileğinizin kabul olması dileğiyle..
Bir dilek tutun ve bırakmayın peşini,
hayal edin ve peşinden gidin,
hayal ettiğiniz her şey gerçektir peşinden gittiğiniz sürece…
**
HAYATA DAİR...
Akşam olur gün eskir.
Aylar geçer yıllar eskir.
Yolun yarısından sonra insan eskir.
Eskimeyen bir kaç şey varsa hayata dair,
Biri yarın, biri umut, biri sevgi, biri mavidir.
HATİCE KUTSAL
**
ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız
Mısralarımda
Dokunabilir misiniz
Göz yaşlarıma, ellerinizle
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce
Bir yer var, biliyorum
Her şeyi söylemek mümkün
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum
Anlatamıyorum
Orhan Veli Kanık
**
HERŞEYDEN HABERSİZLER!
Şöyle bir bakıyorum da şimdiki zamanelere; ne nimetin şükrünü biliyorlar, ne yokluğun sabrını.
Ne aldıkları yeniler mutlu ediyor onları, ne de eskilerden vazgeçiyor bir yanları.
Ruhlarındaki boşluğu kapatmak için oradan oraya koşturup duruyorlar.
Ne vefaları tam vefa, ne sevdaları eski sevda.
Konuşunca mangalda kül bırakmıyorlar ama, ne konuştukları gibi yaşıyorlar, ne de yaşadıklarını konuşuyorlar.
Mutsuz olmaya her an hazır gibiler, ne gülümsemeleri doğal, ne ağlamaları içli.
Kelimeleri tuhaf, ağızları bozuk ve sohbetleri yavan, ne anlattıklarını anlayabiliyorum, ne sustuklarında ne düşündüklerini.
Kapatıyorlar kendilerini küçük mekanlara,
ne yağmuru seviyorlar sonbaharda, ne de papatyaları baharda....
UĞUR GÖKBULUT
**
KİMİ CAMINI İNDİRİR,
KİMİ ÇERÇEVENİ...
Aslını göstermeyecek kadar iyi rol yapan insan:
Mesleği ne olursa olsun, profesyonel oyuncudur
Ne güzel söylemiş Şems i Tebrizi; Herkese
"iyi insan" deyip açarsan gönül pencereni...
Kimi camını indirir,
Kimi çerçeveni...
**
BİR DE SONBAHAR UYDURDUK MU...
Aldanmamak lazım konuştuklarımız
Yazdıklarımıza,
Hayat sözsüz bir hikaye.
Kelimeler içimizde uydurduğumuz yalan.
Gerisi dilsiz zaman ve işaretler.
Duvara asılı bisiklet
Bir de piyano üzerinde iki sandalye
Oturup beklemek için,
Belki birisi gelip çalar diye.
Bir de sonbahar uydurduk mu hüzne bu iş tamam.
Arada kırıp sarılan aşklara sıra bekliyor,
Gülümseme, gözyaşı
Hepsi bir, artık fark etmiyor.
Çocukluğun gölgeleri bir türlü terk etmiyor.
**
EMEK
''İnsan emek harcamalıdır.
Kim olursa olsun, öylesine çalışmalıdır ki, terler aksın yüzünden.
Yaşamın anlamı, amacı, mutluluk, coşku, sevinç, bundadır sadece.
Ne güzel şey, şafakla birlikte kalkıp da sokakta taş kıran bir işçi olmak
ya da bir çoban ya da çocukları eğiten bir öğretmen ya da bir demiryolu makinisti.
Tanrım, insan olmak şurada dursun, çalış da öküz ol istersen; saat on ikide kalkıp yatakta kahvesini içen,
sonra da iki saat süsüyle püsüyle, giyim kuşamıyla uğraşan bir kadın olacağına, sıradan bir beygir ol daha iyi.'' ANTON ÇEHOV