Yarım yamalak sevmek gibi kötü bir alışkanlığımız var,
hissettiklerimizi yakındakilere göstermemek gibi,
sevdiğimiz şeyi özlemek gibi kötü bir alışkanlığımız var,
sadece kaybettiğimizde onu özlediğimizde olur.
Zamanımızı boşa harcamak gibi kötü bir alışkanlığımız var,
bir sürü sahte hedef, bir sürü sahte hayal.
CHARLES BUKOWSKİ
**
KİM BİLİR?
Kim bilir?
Belki de aynı kuş yankılanıyordu,
İçimizden İkimizin de!
Ayrı ayrı,
dün akşam..
RAİNER MARİA RİLKE
**
SÖZ DEYİP GEÇMEYİN ...
Bir söz deyip geçmeyin ...
Bir söz ki, bir gönlü bir ömür bahtiyar eder.
Bir söz ki, bir gönlü bir günde ihtiyar eder...!
ARZU KARADOĞAN
**
HAYAT ARMAĞANDIR
Hayat bir armağandır ALIN
Hayat bir nimettir ŞÜKREDİN
Hayat bir güzelliktir YAŞAYIN
Hayat bir yarıştır TERLEYİN
Hayat bir imtihandır KAZANIN
Hayat bir buluşmadır YÜZLEŞİN
Hayat bir hedeftir BAŞARIN
Hayat bir çiledir DAYANIN
Hayat bir maceradır CÜRET EDİN
SADRİ ALIŞIK
**
EN İYİ BAHÇIVAN
Esprileriyle ünlü İngiliz yazar Bernard Shaw, ihtiyarlık yıllarında evinin bahçesiyle çokça uğraşıyordu.
Bir gün karısını ziyarete gelen yaşlı bir hanım, onu elinde çapa, iki büklüm olmuş durumda görünce tanıyamadı.
Gözlüklerini düzelttikten sonra sordu:
"Günaydın bahçıvan efendi, dedi.
Siz Bernard Shaw’un yanında ne zamandan beri çalışıyorsunuz?”
“Kendimi bildim bileli,” dedi üstat.
“Verdikleri ücret sizi geçindiriyor mu?”
“Yalnız yiyeceğimi veriyorlar.”
Yaşlı kadın, bahçıvanın bu hâline acımış olacak ki:
“Eğer benimle çalışırsanız, size yiyecek ve giyecekle birlikte yeterli aylık da verebilirim,” diye bir teklifte bulundu.
Bernard Shaw: “Teşekkür ederim, bayan. Ne yazık ki ben, Bayan Shaw’a ömür boyu bağlayım,” diye bu teklifi geri çevirdi.
Yaşlı bayan biraz da kızarak:
“Ama bu tutsaklıktan, kölelikten başka bir şey değil.”
Bernard Shaw ise gülerek: “Hayır sayın bayan,” dedi.
"Biz buna evlilik diyoruz.”
**
ZERAFET... NEZAKET...
İstanbul’da havanın soğuk olduğu bir kış günü, evin beyi camdan dışarıyı seyrediyormuş. Her taraf buz, ayaz...
Bakmış yoğurtçunun sesi geliyor, hanımına seslenmiş:
“Hanım yoğurtçu geçiyor, kap getir de alayım.”
Hanım: “Yoğurt var evde bey. İhtiyacımız yok” deyince beyefendi demiş ki: “Bizim ihtiyacımız yok ama yoğurtçunun ihtiyacı var ki, bu soğukta sokaktan üçüncü geçişi"
**
HAZIR DEĞİLSEN!
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
FRİEDRİCH NİETZSCHE
**
İZLEMEK!
"Bazen insanları sadece izlersin...
Garip bir sakinlikle.
Kızmazsın.
Üzülmezsin.
Kırılmazsın.
Hissettiğin sadece sessizliktir.
Sadece sessizlik..."
**
KARIŞIKLIK!
Kimi insan,
Geçmişle geçememişi birbirine karıştırır.
Halbuki, geçen iz bırakır
Geçemeyen, yara...
KAHRAMAN TAZEOĞLU
**
BENİ GÜZEL HATIRLA.
Beni güzel hatırla.
Gülüşümü, çok sevdiğin gözlerimi,
sonra sesimi bıraktım.
Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda...
Beni unutma... !
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe
veriyorum beni güzel hatırla, gidiyorum...!
ORHAN VELİ KANIK
**
ER GEÇ ÖĞRENİR, İNSAN...
İnsanlar yavaş yavaş inanmayı,
Güvenmeyi, sevmeyi ve kronik
Şüpheci olmayı öğrenir...
Bu gerçekleştiğinde ne yazık ki
Çok geçtir...
İnsanların "Tecrübe" dedikleri şey budur...
Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş
Kişiye "Tecrübeli" denir.
SİGMUND FREUD
**
ZAMAN
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü.
Hem akıl çağıydı, hem aptallık;
Hem inanç devriydi, hem de kuşku;
Hem aydınlık mevsimiydi, hem karanlık;
Hem umut baharı, hem de umutsuzluk kişiydi.
Hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu...
CHARLES DİCKENS
**
BU İŞİN FORMÜLÜ YOK!
"Nasıl bu kadar huzurlu ve mutlusun, yoksa çok mu zenginsin" dedi.
Evet hem de çok dedim.
"Nelerin var yatın, katın, paran...
Güldüm, onlara sahip olmak mı zenginlik dedim.
"Başka ne olabilir ki?" dedi.
Mesela ellerim tutuyor, ayaklarım yürüyor, gözlerim görüyor, dilim dönüyor.
Sevdiklerim var, sevenlerim var. İdeallerim...
Kaygısız aşım ağrısız başım var.
Kedim, müziklerim, şiirlerim, dualarım, dostlarım var...
Aç değilim, açıkta değilim.
Kendime yeteri kadarına sahibim.
İyi insanları seven, kötüleri red eden, kötülüğü lanetleyen bir yüreğim, sevgiyi saygıyı,
adabı bilen, vicdanıyla merhametiyle hareket eden şeytanlığa çalışmayan bir aklım var.
Başka da bir şeyim yok bu dünya da...
Gerekte yok galiba fazlasına.
Ölümün her an gelme ihtimali olan bu hayatta yetiyor bunlar bana...
Ben kendimi hem mutlu, hem içi huzurlu, hem zengin hissediyorum.
Bunların olmadığı yerde para, pul, mal, mülk olsa ne olur.
Onlar sana bakar, sen onlara, hepsi o kadar...
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
YARIM YAMALAK SEVMEK!
KADİR DAYIOĞLU
DİLİMDE TÜY BİTTİ!
OZAN DERVİŞ/ İSMAİL KOÇAK
İHTİYAR OLDUKTAN SONRA
Ali Rıza Navruz
VAKT-İ İŞRET
AHMET KARAASLAN
VASİYET
Mehmet Arpa
Masumiyet Maskesi Ardındaki Gölge: Sinsi Karakterin Dolaylı Saldırı Sanatı
Mustafa Cengiz
ZİRVE BİZE ÇOK YAKIŞIYOR!
Mustafa Göçer
YENİ FİDANLAR BÜYÜYÜNCE NE OLUR?
Ömer Faruk Kotay
BİZE NE OLDU?
Faruk Ergan
ŞIMARIK OLMAK!















