Her gün yeni rakamlar türüyor.
Her yeni kriz de bir sonraki hamlenin boyutunu daha da büyük bir garabete dönüştürüyor.
Ekonomi ile ilgili olanları herkes için hayati önem taşıyor.
Zira gelir-gider dengesi arasında uçurum muazzam.
Eskiden da bütçede açıklar olurdu.
Yamalı bohça gibi ek bütçe falan istenirdi.
Şimdilerde o günleri mumla arar olduk.
Türkiye sürekli dış borçla çarkı döndürme dönemine geçmiş durumda.
Borç borçla çevriliyor.
Her gün yeni bir kriz çıkıyor Türkiye’de.
Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Açlık sınırı falan hak getire Asgari ücret ve emekli maaşlarının yanında.
Her şey allak-bullak olmuş durumda.
İktidarın tek yaptığı şey zam.
Ne bulurlarsa resmen köklüyorlar.
İşte gelinen noktada bugün itibarı ile tablo.
TÜRKİYE RAKAMLARI...
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan güncel verilere göre Türkiye ile ilgili temel rakamlar başta Nüfus ve Demografi olmak üzere nüfusu 1 Ekim 2026 itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişi olup, Cinsiyet Dağılımı ise Nüfusun %50,02'sini erkekler (43 milyon 264 bin 337 kişi), %49,98'ini ise kadınlar (43 milyon 237 bin 949 kişi) şeklinde.
25-29 yaş arası (6 milyon 668 bin 482 kişi) En Kalabalık Yaş Gurubunu oluştururken Çocuk Nüfusu (0-14 yaş): 17 milyon 247 bin 925 kişi (Toplam nüfusun %19,9'u) ve 65 Yaş ve Üzeri Nüfus: 9 milyon 831 bin 160 kişi (Toplam nüfusun %11,4'ü) buluyor.
Türkiye, dünya nüfus sıralamasında 18. sırada yer almakta.
İdari Yapı İl Sayısı itibari ile ülkemizin 81 Büyükşehir 30, İlçe 922 ve Köy 18.209’den oluşmakta.
Bu arada MHP’nin 100 İl e 100 İlçe projesi son günlerde epey yine ve yeniden konuşulmaya başladı.
Bakalım siyaset ortakları önümüzdeki günlerde 2027’nin yeni yol haritasında hangi konu başlıklarını ön palana çıkartacaklar?
BİRDE BURADAN
BAKALIM MI?
Türkiye’nin güncel kamu borcu, bütçe açığı ve yolsuzluk algısı verileri şu şekildedir:
Borç Verileri (2026) Merkezi Yönetim Borç Stoku: T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, 30 Eylül 2026 tarihi itibarıyla merkezi yönetim borç stoku 16.202,2 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup, bu borcun 7.983,2 milyar TL'si Türk Lirası cinsi, 8.219,1 milyar TL'si ise döviz cinsi borçlardan oluşmakta.
Bütçe Açığı Verileri (2026) ise Eylül 2026 Aylık Bütçe Dengesi: Eylül ayında merkezi yönetim bütçesi 532,2 milyar TL açık verirken, Ocak - Eylül 2026 Kümülatif Bütçe Dengesi: İlk 9 aylık dönemde toplam bütçe giderleri 13,948 trilyon TL, bütçe gelirleri ise 12,107 trilyon TL olarak kaydedilmiş; kümülatif bütçe açığı 1,84 trilyon TL'ye ulaşmış olup 2026 yılı için öngörülen toplam bütçe açığı hedefi yaklaşık 2,719 trilyon TL seviyesindedir.
YOLSUZLUK
ALGISI VERİLERİ
Son fon krizi malum.
Sizi, bizi, hepimizi ilgilendiriyor.
Rakam 110-175 Milyar dolar arasında gidip geliyor.
Yani Türkiye’nin 1 yıllık dış borcu bu rakamla çok ama çok kolay bir şekilde kapatılabilirdi.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yolsuzluk Algı Endeksi (CPI) verilerine göre Uluslararası Şeffaflık Derneği tarafından açıklanan son rakamlara göre Türkiye, 100 üzerinden 31 puan alarak 182 ülke arasında 124. sırada yer alıyor.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Türkiye, bir önceki yıla göre 3 puan kaybederek sıralamada 17 basamak gerilemiş vaziyette.
Sanırım 3 Y’den bugünlere gelene kadar iktidar 25 yılda epey büyük mesafe kat etti.
ENFLASYONU İSTEYEREK,
BİLEREK KULLANIYORLAR
Türkiye’de şöyle bir gerçek oluşturuldu son dönemde bile isteye.
Siyasiler, iktidarlar bunu kullanıyorlar.
Ne mi o?
Enflasyon vatandaşın günlük hayatında hâlâ en ağır gündemlerden biri olarak “Demokles’in kılıcı” gibi vatandaşın tepesinde sallanıyor, cebini boşaltıyor.
Zamanında İktidar ile yol yürüyen DEVA Partisi genel bakanı Ali Babacan bunu net ifadelerle paylaşıştı kamuoyu ile…
Tuzu kuru zengin için belki enflasyon önemli bir artı.
Bu yolda servetine servet katanlar da yok değil!
Enflasyon nedeni ile özellikle sabit gelirli kesimlerin fiyat artışları karşısında her geçen ay daha fazla zorlanıyor.
Ekim 2026 enflasyon verileri tüketici fiyatlarının aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77 artmasının hayat pahalılığı baskısının devam ettiğini gösteriyor.
İşin en acı tarafı da ne biliyor musunuz?
Vatandaş enflasyonu istatistikten değil marketten pazardan ve faturadan okuyor.
Açıklanan oranların elbette ekonomik bir anlamı var gibi görünse de vatandaşın yaşadığı gerçeklik, günlük harcamalarında her gün acı bir tokat gibi karşısına çıkıyor.
EN BÜYÜK SIKINTI KALEMLERİ
En büyük sıkıntı kalemleri hangileri mi?
Gıda, kira, ulaşım ve enerji giderleri yüksek seviyesini korudukça ailelerin geçim baskısı da devam ediyor, bu da yetmezmiş gibi kış aylarında tüm ailelerin masraflarının ikiye üçe katladığı bir dönemde iktidar bir de bu kalemlere zam üstüne zam yapıyor.
Bu konuda işin bir başka acıtan yanı ise Dört aylık yüzde 8,28’lik artış gelir kaybını daha görünür hâle getiriyor.
Yılın ikinci yarısındaki dört aylık kümülatif enflasyonun yüzde 8,28’e ulaşması bir anlamda gelirlerin fiyat artışları karşısında korunamadığı her dönem, vatandaşın yaşam standardında yeni bir kayıp oluşturuyor demek!
Ekonomi politikalarında öncelik; alım gücünü korumak, fiyat istikrarını sağlamak ve dar gelirli kesimlerin üzerindeki yükü hafifletmek olmalıdır.
İktidarların keyfi rakamlarla kendi politik ideallerine kimse hizmet etmemeli, vatandaşın mağduriyeti daha fazla artırılmamalı.
YATIRIM YOK, SATIŞ ÇOK!
Türkiye’de ne yazık ki yatırım yok.
Fabrika açılmıyor, istihdam yaratılmıyor.
Mevcutlarda satıp savruluyor.
Sıra geldi Köprülere ve diğer demirbaşlara.
Abileri zamanında söylemişti de kimse inanmamıştı “Babalar gibi satarız” dediğinde Unakıtan…
Düşünebiliyor musunuz, Türkiye’de devletin iki önemli gelir kalemi var.
Birincisi Vergiler, ikincisi de trafik cezaları.
Ödeme kalemlerinin büyük bölümü de faiz ödemelerine gidiyor iyimi?!...
SON ZAMLAR MI?
Önümüzdeki yıl vergi, harç ve cezalardaki artış oranı %27,83 olurken,
-Yurt dışına çıkış harcı 1250 TL’den 1590 TL’ye
-İmei kayıt ücreti 54.258 TL’den 69.358 TL’ye
-3 yıl üzerinde pasaport harcı 13.410 TL’den 17.142 TL’ye
-Otomobil muayene ücretleri 3288 TL’den 4203 TL’ye çıkacak.
Ekonomistlere göre nihai tutarlar için 1 Ocak tarihine kadar beklemek gerekmektedir çünkü Cumhurbaşkanının her kanunda ayrı ayrı indirme ve arttırma yetkisi bulunmakta.
Bakalım 2027’nin ilk günlerinde iktidar neler icat edecek?
Türkiye’nin insan hakları, basın özgürlüğü, adalet verileri ve diğer rakamları da bir başka fiyasko.
EKİM AYI RAKAMLARI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ekim ayı TÜFE verilerini açıkladı. Tüfe'de son durum: Aylık enflasyon: %2,58 Yıllık enflasyon: %29,77 Yılbaşından bu yana: %27,52 12 aylık ortalamalara göre: %31,23 Enflasyonda yıllık oran %30'a dayandı
AK Parti, fon ve hisse krizinden büyük yara aldı.
Türkiye’deki krizi fon krizine indirgeyip fon hisselerinde mağduriyetleri görmezden gelmesi sorunun tüm toplum katmanlarında günlerce gündem olmasına neden oldu.
Siyasi elitlerin basında yatırımcıları suçlaması ise bardağı taşıran son damla oldu. Tera ve Pusula hisselerinde hala binlerce mağdur olduğu biliniyor. Hükümet ise adım atmamakta direniyor.
Özdemir Araştırma, Ekim 2026 araştırmasında kararsız seçmenlerin oranı %23,1 olarak ölçüldü. Kararsızlar bloğu, %23,0 ile AK Parti'nin önünde ilk sırada yer aldı.
Ekim 2026 Oy Oranları (Ham Sonuçlar) Kararsız Bloğu: %23,1 AK Parti: %23,0 Yeni Parti: %19,0 DEM Parti: %7,5 MHP: %5,5 İYİ Parti: %5,4 CHP: %5,0 Zafer Partisi: %4,2 Anahtar Parti: %3,1 Yeniden Refah Partisi: %2,2 Diğer: %1,2 TİP: %0,7 Ağustos–Ekim dönemindeki değişimleri en az %5 oldu.
Tablo budur, karar sizin…
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
RAKAMLARLA TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR?
Mehmet Arpa
Modern Dünyanın Uyuşturucusu: Kişisel Gelişim Yalanları
Ali Rıza Navruz
BİR HAZAN SAYIKLAMASI
Mustafa Göçer
ERCİYESİN KAMBURU KİTABIMDAN...
OZAN DERVİŞ/ İSMAİL KOÇAK
BEYTULAHTA BEN 2
Mustafa Cengiz
ZİRVE TAKİPÇİSİ KAYSERİSPOR, İSTATİSTİKLERDE DE ZİRVEDE!
AHMET KARAASLAN
GELMEDİN
KADİR DAYIOĞLU
KAYSERİ OVASI
Nilgun Batıyeli
ŞALTER İNDİĞİNDE….
Faruk Ergan
APO VE PEKER!















