Bir toplumun en önemli sivil toplum örgütlerinin başında STK’lar geliyor.
Ne kadar çok STK var ise o kadar farklı düşünce de insanın fikirlerini paylaşma ya da toplumsal olaylara karşı reaksiyon verme imkanı bulunuyor.
Peki Türkiye’de durum ne?
Özellikle gençlerin bu konuya yani STK’lara karşı tavrı ne?
Bugün bu konuya dair son dönemde yapılan bir araştırmanın ipuçlarını vererek neden-sonuç ilişkisi üzerinde bir tur yapacağız.
İLKE VAKFI HAKKINDA
İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı, toplumsal meselelerle ilgili bilgi, politika ve strateji üreten, karar alıcılara yol gösterecek araştırmalar yapan bir sivil toplum kuruluşudur.
Rapora ilke.org.tr üzerinden erişilebilir.
SUNUŞ VE TAKDİM…
Rapor, sivil toplum kuruluşlarına her yeni gönüllüyü karşılayan standart bir rehberlik uygulaması, net görev tanımı, ilk üç ayda düzenli geri bildirim, eğitim ve çalışma hayatına uygun esnek ve dönemsel katılım modelleri ile kadınlara yönelik davet kanalları geliştirmelerini öneriyor.
İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner raporun takdim yazısında şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Gönüllü yönetimi demek sadece görev dağıtmak değildir;
İnsanı tanımak, kabiliyetini fark etmek, uygun sorumluluğu vermek, emeğini gözetmek ve uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurabilmektir.”
TÜRKİYE’DE STK’LARDA DURUM
Mevzuya tam manası ile dalmadan öncelikle bir dolgu yapalım.
Türkiye’de STK’ların durumu nedir? Sorusunun cevabı ile başlayalım mı?
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'de güncel faal dernek sayısı 103.182’dir.
Faal Dernek Sayısı: 103.182
Yani ortalama bir rakamla 850 kişiye bir dernek düşüyor ülkemizde.
Toplam Dernek Üyesi Sayısı: 8.755.189
Ortalama her derneğe 85 kişilik üye sayısı düşüyor.
Yani nerede ise her 100 kişiden 800’den fazla kişinin STK’lakla uzaktan yakından ilgisi ve bilgisi yok.
Zaten bu da seçim zamanında sandığa gitmeyen çoğunluk ile de bir kez daha tescil ediliyor.
En Çok Dernek Bulunan İlk 5 İl İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli.
KAYSERİ’DE DURUM?
Kayseri'de İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ile resmi kayıtlara göre aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 1.000 civarında faal sivil toplum kuruluşu (STK) ve dernek bulunmakta.
Şehir genelindeki bu yapılar yardımlaşma, eğitim, kültür, mesleki dayanışma ve gençlik gibi farklı misyonlarla organize olmuş durumdalar.
Son çeyrek yüzyılda iktidarın da etkisi ile din bazlı ve yardım ve hayırseverlik derneklerinin fazlalaştığı gözlenmekte.
Kayseri yerelindeki sivil toplum ağının öne çıkan bazı unsurları ve yapıları şunlardır:
Şehirde Öne Çıkan Aktif STK Grupları mı?
Sosyal Yardımlaşma ve İnsani Yardım: Başta Kızılay Kayseri İl Merkezi olmak üzere insani yardım ve dezavantajlı gruplara yönelik çalışan çok sayıda yerel dernek ve vakıf bulunmaktadır.
Gençlik ve Eğitim Odaklı Yapılar: Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), TÜGVA Melikgazi Temsilciliği ve Türk Eğitim-Sen gibi gençliğe ve eğitime dokunan sivil yapılar şehirde aktif bir saha gücüne sahiptir.
Kadın Girişimciliği ve İş Dünyası: Kadınların iş hayatındaki rolünü destekleyen Kayseri Lider İş Kadınları Derneği gibi mesleki dayanışma ağları şehir ekonomisine katkı sunar.
Üst Çatı Kuruluşlar (Federasyonlar): Kayseri kültürünü, hemşehri dayanışmasını ve STK'lar arası koordinasyonu sağlamak amacıyla kurulan Kayseri Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu (KAYFED)
Araştırmanın satır başlarına dönelim mi?
GENÇLİK VE GÖNÜLLÜLÜK ARAŞTIRMASI NE DİYOR?
Bugün STK’larla ilgili olarak konu ettiğimiz gençlerin özellikle STK’lara bakışı ile ilgili araştırmayı yapan İLKE Vakfı’ndan “Gençlik ve Gönüllülük Araştırması” nın sonuçlarını paylaşacağım.
İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı, Genç İHH ile iş birliğiyle hazırladığı “Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”nı yayımladı.
Doç. Dr. Elyesa Koytak’ın yürütücülüğünde hazırlanan rapor, 78 ilden 1.425 gencin katıldığı çevrimiçi ankete dayanıyor.
MESAFELİLER!
Veriler 17 Ağustos–10 Eylül 2026 tarihleri arasında toplandı.
Araştırma, gönüllülüğü dört farklı gözden inceliyor:
Genç İHH’da aktif görev alanlar, görev almadan faaliyetlere katılanlar, kurumdan ayrılmış eski gönüllüler ve hiçbir sivil toplum kuruluşuyla bağı olmayan gençler. Bu tasarım, bulguların kurum içi bir memnuniyet ölçümünün ötesine geçmesini sağlıyor.
Gençlerin yarısı sivil topluma siyasi ve güvenlik kaygısıyla mesafeli.
ÖNE ÇIKAN BULGULAR
Öne çıkan bulgular mı?
Katılımcıların %52'si gençlerin sivil topluma katılmamasını siyasi ya da güvenlik kaygılarıyla açıklıyor.
Bunu “sivil toplumun çalışma hayatına katkı sağlamadığı” düşüncesi (%29) ve STK’lara nasıl ulaşılacağını bilmeme (%25) izliyor.
Gençlerin ilgisini en çok çeken sivil toplum faaliyeti gezi, kamp ve piknik gibi sosyal etkinlikler (%83).
Sportif faaliyetler %27, insani yardım %21, kariyer ve mesleki gelişim %19 ile sıralanıyor.
STK’LARIN GÖREVİ NE OLMALI?
Bu konu başlığı son derece önemli.
Gençlerin beklentisi bağlamında bakalım mı STK’ların işlevlerine?
Gençlere göre STK’ların kazandırması gereken en önemli beceriler iletişim ve kendini ifade edebilme (%53) ile sorumluluk alma (%46).
Katılımcıların %55'i burs veya ücretin gönüllü katılımını artıracağını düşünüyor; %21'i bunun gönüllülüğün karşılıksız özünü zedeleyeceği görüşünde.
Hiçbir kuruluşta yer almayan gençlerin %43'ü zaman bulamadığını, -37"39-ü kimle tanışması gerektiğini bilmediğini söylüyor.
Bu ikinci oran kadınlarda %43, erkeklerde %13.
GÖNÜLLÜLÜK MESELESİ…
Aynı gruptaki gençlerin %63'ü uygun koşullar oluşursa gönüllü olmayı düşünebileceğini belirtiyor.
“STK faaliyetlerine asla katılmam” diyenler %7,7'de kalıyor.
Gönüllüler için en zorlayıcı konular zaman bulmak (%43), maddi giderler (%25) ve kurumun işleyişindeki belirsizlikler (%24).
Yalnız ve desteksiz hissetme, görevin ilk üç ayında zirve yapıyor.
Gönüllülüğü bırakanların dörtte üçü koşullar uygun olduğunda geri dönebileceğini söylüyor.
Ayrılma nedenlerinin başında zaman yetersizliği (%41), şehir ya da ülke değiştirme (%36) ve mezuniyet sonrası çalışma hayatına giriş (%35) geliyor.
Arkadaş daveti, kurumla ilk temasın en yaygın yolu (%34).
Buna karşılık sosyal medya içerikleri, gönüllülüğe davette etkili yaklaşımlar arasında %4,2 ile son sırada yer alıyor.
GENÇLERİN ÖNÜ AÇILMALI…
Sanırım rakamları siz de yorumlayabiliyorsunuz.
Gençler bir çok alanda olduğu gibi bu alanda da çokta iyimser değil.
Birçoğunun ciddi endişeleri var.
Siyasette olduğu gibi özellikle STK’larda da özellikle yaşı ile olan isimlerin gençlerin önünün kesildiği ya da başka türlü çekinceler nedeni ile siyasette olduğu gibi ister adına dernek, ister vakıf deyin bir çok genç çekinceleri nedeni ile aktif rol almak istemiyorlar.
Dünya’nın dört bir yanında bir çok genç STK’larda önemli roller üstlenirken, ülkemizde ve ilimizde parmakla sayılabilecek STK’lar hariç bir çoğunda nerede ise babadan oğula, akraba ilişkileri ile süregelen bir el değiştirme ve tutucu bir tavır söz konusu.
GELECEK GÖRMÜYORLAR!
Birçok vakıf ve dernek zaten siyasi partilerin arka bahçesi olmuş durumda.
Bu nedenle de bir çok sorun ya siyasi partilerin, ya da spor kulüplerinin desteği ile ayakta kalıyor.
Maddi imkansızlıklar ve gençlerin yukarıda sıralanan çekinceleri nedeni ile STK’larda aktif olarak yer alması, ya da kalıcı olarak üst seviyelere ulaşma imkanı nerede ise yok gibi.
Gençler hem siyasette hem de STK’larda gelecek görmüyor uzun vadede tek kelime ile.
Bu nedenle Dünya’da Demokrasinin merdivenlerinden birisi olarak dikkat çeken STK’ların ülkemizde pekte popüler olmadığı ya da belli guruplara hizmet ettiği ortada maalesef.
İşin en kötüsü ve acı tarafı ne mi?
İnsanımız STK’larda ve siyasi partilerde görev almıyor, günü geldiğinde oy vermek için bile sandığa gitmiyor.
Sonrası mı?
Ne siz sorun, ne de ben anlatayım, mecalim kalmadı…